Orman Yangınları
Orman yangınları bitmek bilmiyor, biri sönüyor diğeri başlıyor. Ciğerimiz yanıyor. Yanmaya da devam ediyor. Bu yangınlar sadece ağaçları değil, canları, yuvaları, masum hayatları da alıp götürüyor.
Türkiye, Akdeniz ikliminin etkisi altında olması nedeniyle yüksek yangın riski taşıyan ülkelerden biridir. Özellikle yaz aylarında sıcaklıkların artması, nemin düşmesi ve insan kaynaklı hatalar, yangınların sıklaşmasına ve büyümesine neden olmaktadır. Eskişehir’deki yangına müdahale etmeye çalışan 10 kahramanımız şehit oldu. Bu yangının ardından Bursa, Bilecik, Karabük, Ankara ve Kahramanmaraş’ta da yangınlar çıktı. Bu yangınlarda insani kaybın olmaması bir teselli olabilir fakat ekolojik kayıp çok büyük. Orman yangınlarının yüzde 90’dan fazlası iklim değil insan kaynaklı. Yangınların çoğu ihmal ve hatalardan; tam söndürülmemiş bir piknik ateşi, sönmemiş bir izmarit, doğaya atılan bir cam şişe, anız yakmak ya da ormandan geçen yüksek gerilim hattı olmak üzere birçok neden sayabiliriz. Harmancık’ta çıkan yangının nedeni ise Fetöden askerlikten ihraç edilen şahıstı. Gözaltına alındı ve ifadesinden sonra tutuklandı. Diğer bölgedeki yangınlar kontrol altına alınırken Fetöcünün yaktığı Harmancık ilçemizdeki orman yangını ise devam ediyordu.
Yılbaşından bu zamana kadar bin 728’lik kısmı ormanlık alanda, geri kalanın tamamı orman dışı alanda olmak üzere toplam 4 bin 247 yangınla mücadele edildi. Bu yangınların 3 bin 102’sinin 1 Haziran’dan bugüne olduğunu hatırlatmak isterim. Orman yangınları sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1 Haziran’dan bu yana 149 şüpheli gözaltına alınmış, 38 kişi tutuklanmış, 61 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiştir” açıklamasını yaptı.
TEK YÜREK OLMAK
Eskişehir, Bilecik, Karabük ve Bursa’daki orman yangınlarında yeşil doğa siyaha döndü. Köyler boşaltıldı ve büyük hasarlar oluştu. Ekiplerin yoğun müdahalesinde alevlerin küle çevirdiği alanlardan geriye yalnızca yürek burkan manzaralar kaldı. Yangının söndürülmesinde mücadelenin gerçek kahramanları, canlarını ortaya koyarak köz üzerinde ter akıtan orman işçilerimizden, Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekibimizdeki arkadaşlarımızdan, havadan uçak ve helikopterle müdahale eden pilotlarımızdan, su dolusu tankerle olay yerine giden gönüllü vatandaşlarımızdan, traktörleriyle su taşıyan köylülerimizden, yangında mücadele edenlere kuryelerle yemekleri ulaştıranlarından, basın mensubu arkadaşlarımızdan, AFAD başta olmak üzere tüm kurumlarımızdan Rabbim razı olsun. Yangınların söndürülmesinde sahada yediden yetmişe herkes tek yürek oldu.
Yangını söndürmek için mücadele verenlere yemekleri de paketler halinde ulaştıranlar vardı. Gürsu’da çıkan orman yangını söndürmek için Akçakoca Orman İşletmesi’ne bağlı arasöz ekibi yolculuk esnasında Hendek’te Park Shop tesislerinde yemek molası verdiler ve hesabı ödemek istediklerinde kahramanlara işletme sahibi, “Paranız burada geçmez” diyerek hesap almadı.
Bursa’da yangında görev alan orman gönüllüsüne mikrofon uzatılıyor ve “Kaç saattir çalışıyorsunuz?” sorusuna “Onun hesabını yapmak bize yakışmaz. Vatanımız, milletimiz sağolsun. Yeter ki, Bursa’mız yeşil kalsın” açıklamasını yapıyordu.
Karabük’te 120 saattir alevlerle mücadele eden orman kahramanlarından Samet Özkan TRT Haber’de, “Yeşil vatanı korumaya mecburuz. 50 saat uyuyamadık. Mücadelemizi vereceğiz. İnşallah bitireceğiz” diyordu. Karabük’teki orman yangınına müdahale eden helikopterin pilotu Birsen Başöz, görev sırasında yaşadıklarıyla ilgili duygusal bir açıklama yaptı. “Siz uzaktan şahit olmuyorsunuz ama biz içeride yanan hayvanları da görüyoruz. Biz yukarıdan baktığımızda sadece duman değil, yaşamı da görüyoruz” diyen Başöz’ün sözleri yürek burktu.
PROVOKATÖRLER İŞBAŞINDAYDI “UÇAĞIMIZ YOK”
Orman yangınları devam ederken sosyal medyada ve sanal alemde her olay sonrasında olduğu gibi provokatörler yine işbaşındaydı. Olayları provoke etmeye çalışanlar her orman yangını sonrasında sosyal medyada aynı nakarat, “Uçaklar nerede? Helikopterler nerede?” paylaşımlarını yapıyorlardı. Oysa uçaklar, helikopterler, tankerler, traktörler hepsi yangın alanındaydı.
YANGINLARDA AVRUPA VE TÜRKİYE
Sosyal medyadaki paylaşımlar sonrasında Türkiye’nin elinde bulunan Avrupa ülkeleriyle ve Türkiye rakamlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi’ne göre bir önceki yıl yanan orman alanı 133 bin 320 hektardı. Yılbaşından bu yana kıtada toplam 238 bin hektarlık alan yandı. Yaklaşık olarak iki kat arttığını görüyoruz. Bu yılın ilk 6 aylık kuraklık haritalarına baktığımızda ülkemizde son 5 yılın en kurak günleri yaşanıyor.
Avrupa Orman Yangın Bilgi Sistemi (EFFIS) Raporu’nda 2020-2024 orman varlığına göre yanan alanların oranı; Fransa % 0.11, Türkiye % 0.17, İspanya % 0.40, İtalya % 0.74 ABD % 0.84, Yunanistan % 0.94, Portekiz % 1,15 ve Kanada % 1.59 olarak dikkat çekiyor.
Orman yangınlarına havadan müdahale faaliyetlerinde kullanılan hava gücü 27 adet uçak, 105 adet helikopter ve 14 adet İHA’dan oluşmakta. Orman Genel Müdürlüğü’nün envanterinde bulunan 6 adet Bell-429 yönetim helikopteri dünyada sadece 5 ülkenin sahip olduğu C-650 yangın yönetim uçağı OTAĞ, 1 adet B-360 havadan yönetim uçağı, 3 adet TUSAŞ üretimi T70 yangın söndürme helikopteri ile 8 adet Airtractor yangın söndürme uçağı havadan yangın söndürme faaliyetlerinde etkin ve verimli kullanılıyor.
İnsansız hava aracı kullanan 2 ülkeden biriyiz. Biri Amerika, biri Türkiye. 14 insansız hava aracı ve 776 gözetleme kulesiyle 7 gün 24 saat takip ediliyor. İHA’larda kullanılan termal kameralar ve yazılım ile entegre edilen araç takip sistemi sayesinde yangın yöneticilerinin yangının seyrini takip etmesini sağlıyor. Yangın karar destek sistemi ve yapay zekâ uygulamaları ile yangın simülasyonu yaparak yangın yöneticilerine teknolojik destek sağlanıyor. Geliştirilen yazılımlar ile yangın söndürmede kullanılan hava ve kara araçları daha verimli şekilde kullanılacak.
Orman yangınları sadece doğal hayatı yok etmekle kalmıyor, aynı zamanda ekosistem dengelerini de bozuyor. Bu nedenle, orman yangınlarıyla mücadelede daha bilinçli ve etkili adımlar atmamız şart. Orman yangınlarıyla mücadele vatan savunmasına benzer. Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, tüm canlılar ve onların yaşam alanlarıdır. Ormanlarımız sadece doğamız değil, geleceğimizdir. Lütfen yangınlara karşı daha duyarlı olalım. Geleceğimize, yeşil vatanımıza hep birlikte sahip çıkalım.
Not: Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren’in 15 aylık çalışmasını değerlendirmiştim. Ne var ki, ciğerimizi yakan orman yangınlarını sizlerle paylaşmak istedim.
-
Staj ve Çıraklık Mağduriyeti Meclis Gündeminde
-
Türkiye’nin Bayraktar TB3’ü NATO’da Görevde
-
Akaryakıtta Fiyat Artışı Başladı
-
Altın Küresel Piyasalarda Yükselişte
-
Nijerya’da Lassa Ateşi Alarmı
-
Ortadoğu’da Yeni Harita Polemiği


