Bursa’da “Küresel Adalet Arayışı” Programı Düzenlendi
Gazeteabc/ Haber: Adiviye ElbaşTürkiye Büyük Millet Meclisi 30. Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla, Bursa Uludağ Üniversitesi ev sahipliğinde “Küresel Adalet Arayışı” programı düzenlendi.
“Genç mezun oluyor ama iş bulamıyor”
Düzenlenen programda açıklamalarda bulunan Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Ferudun Yılmaz: “Türkiye’de son yirmi yılda üniversite sayısı hızla arttı ve bugün 200’ün üzerine çıktı. Ancak bu süreçte zaman zaman hakikatten uzak değerlendirmeler de yapılabiliyor. Kamuoyunda sıkça dile getirilen bir kanaat oluştu: ‘Üniversite sayısı çok arttı, bunca genç mezun oluyor ama iş bulamıyor’ şeklinde yorumlar yapılıyor.
Oysa meseleye makro ölçekte ve veriler üzerinden baktığımızda durumun farklı olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin OECD, Avrupa Birliği ve dünya ortalamalarına yaklaşabilmesi için yükseköğretimdeki okullaşma ve üniversiteleşme oranlarını artırması zaten bir zaruret olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla mevcut üniversite sayısı, söylendiği gibi fazla olmaktan ziyade, Türkiye’nin eğitim hedefleri açısından belirli bir dönemde ancak yeterli seviyeyi karşılayabilecek bir kapasiteyi ifade etmektedir. Bu aşırı görecilik zaman zaman meseleyi sağlıklı değerlendirmemizi zorlaştırabiliyor. Bu açıdan baktığımızda, daha evvel hatırlayanlarınız olacaktır; dünya üniversite sıralamalarında ilk 500 içerisine giren bir Türk üniversitesine neredeyse rastlayamazdık. Bugün ise farklı derecelendirme kuruluşlarının verileri değişiklik göstermekle birlikte, öne çıkan üç-dört büyük sıralamada yaklaşık dört ya da beş üniversitemizin ilk 500 içerisinde yer aldığını görüyoruz. Hatta kısa vadede ilk 200 ya da ilk 100 hedefini yakalamaya oldukça yaklaşmış iki üniversitemiz bulunuyor. Orta vadede bu hedefe yönelen başka üniversitelerimiz de var. Yani yükseköğretim sistemimizin küresel ölçekte giderek daha görünür hâle geldiğine şahit oluyoruz. Yine sıralama kuruluşlarına göre değişmekle birlikte, ilk 1000 içerisinde yer alan üniversite sayımızın yaklaşık 15 civarında olduğu; kimi listelerde bunun biraz üzerine çıktığı, kimilerinde ise biraz altında kaldığı görülüyor. Daha da önemlisi, bu sayıların sürekli artış göstermesidir. Dolayısıyla üniversiteleşme hamlesinin; hem nüfusumuzun yükseköğretime erişimine katkı sağlaması, hem de orta ve uzun vadede ülkemizin beşerî sermayesinin niteliğini artırması bakımından son derece önemli olduğu açıkça görülmektedir.
“Bursa Uludağ Üniversitesi olarak biz de bu araştırma üniversiteleri arasında yer alıyoruz”
Bunun yanında, üniversitelerimizin yalnızca kendi aralarında değil, artık küresel ölçekte de rekabet eden aktörler hâline gelmeye başladıklarını müşahede ediyoruz. Bu yönüyle üniversite sayımızın ve üniversiteleşme oranımızın artması son derece kıymetli ve stratejik bir gelişmedir. Araştırma Üniversitesi modeli Türkiye’de yaklaşık 2017 yılında hayata geçirildi. İlk aşamada sayı yaklaşık 15 üniversite civarındaydı. Bugün ise 3’ü vakıf, 20’si devlet üniversitesi olmak üzere genişleyen bir yapı söz konusu; ayrıca aday üniversitelerin de yer aldığı dinamik bir kategorizasyon sistemi bulunuyor. Bursa Uludağ Üniversitesi olarak biz de bu araştırma üniversiteleri arasında yer alıyoruz. Elbette Bursa gibi sanayisi, üretim gücü ve ekonomik kapasitesi son derece yüksek bir şehrin köklü ve tecrübeli üniversitesi olarak yalnızca bu ligde bulunmayı değil, aynı zamanda üst sıraları zorlamayı hedefliyoruz. Çünkü “araştırma üniversitesi” unvanı, sadece bir kez verilmiş statik bir etiket değildir. Bu yapının arkasında güçlü aday üniversiteler bulunuyor ve üniversiteler arasında sürekli, canlı ve haklı bir rekabet yaşanıyor. Esasen bu rekabet de hepimize önemli katkılar sağlıyor. Nitekim bu sayede hem kurumsal performans göstergelerinde hem ulusal hem de uluslararası sıralamalarda üniversitelerimizin yükseliş ivmesi kazandığını görüyoruz. Bir dönem durağan ya da aşağı yönlü seyreden göstergelerin, son 10–15 yıldır belirgin biçimde yukarı yöneldiğine hep birlikte şahit oluyoruz.
“150 yıllık modernleşme”
Bu gelişmeler, Türkiye yükseköğretim sisteminin hem araştırma kapasitesi hem de akademik görünürlük bakımından giderek daha güçlü bir noktaya ilerlediğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Geleceğe dair umudumuzu ve eğitim politikalarımızı da bu doğrultuda şekillendirmemiz gerekiyor. Malumunuz, yaklaşık 150 yıllık modernleşme hikâyemizin zihinsel dünyamız üzerinde bıraktığı güçlü etkiler ve ağır yükler var. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu zihinsel tahakkümün yavaş yavaş aşılabildiğini; Türkiye’nin uluslararası ölçekte güçlü bir aktör olabileceğine dair işaretlerin giderek daha belirgin hâle geldiğini görüyoruz. Sadece ülke olarak değil; üniversitelerimizle, kurumlarımızla ve yükseköğretim sistemimizin bütünüyle de küresel ölçekte önemli bir oyuncu olabileceğimize dair güçlü emareler artık kendilerini açık biçimde göstermeye başlamıştır.” dedi.
“Adalet Kavramı Her Geçen Gün Önem Kazanmaktadır”
Bursa Valisi Erol Ayyıldız: “Kıymetli Türkiye sevdalısı arkadaşlarım, çok değerli Bakanım, milletvekillerimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız, çok değerli Rektörümüz, İzmir Vakfı Başkanımız, kıymetli hocalarımız, sevgili öğrenci kardeşlerim ve değerli misafirlerimiz; Üniversitemiz, Stratejik Dünya Topluluğu ve Dilek Vakfı tarafından düzenlenen bu anlamlı programda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un teşrifleriyle kendilerini aramızda görmekten duyduğumuz memnuniyeti ifade ediyor, sizleri saygı ve hürmetle selamlıyorum. Aynı zamanda değerli hanımefendiye de hoş geldiniz diyorum. Bugün burada, “Küresel Adalet” gibi son derece önemli bir başlığı değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. İçinde bulunduğumuz dönem; teknolojinin hızla geliştiği, imkânların arttığı; ancak aynı zamanda küresel ölçekte eşitsizliklerin, krizlerin ve adaletsizliklerin derinleştiği bir dönemdir. Başta Gazze ve Filistin’de yaşanan zulüm ve soykırım olmak üzere, dünyanın birçok bölgesinde savaşlar, göç hareketleri, ekonomik dengesizlikler ve insani dramlar yaşanmaktadır. Tüm bu gelişmeler karşısında adalet kavramı her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır.
Güçlü olanın değil, haklı olanın yanında duran bir anlayışın hâkim olması, insanlığın geleceği açısından büyük bir gerekliliktir. Küresel adalet; vicdan sahibi bireylerin, düşünen gençlerin ve sorumluluk duygusu taşıyan toplumların ortak sorumluluğudur.
Gençler olarak sizlerden beklentimiz; olaylara geniş bir perspektiften bakabilen, dünyada yaşanan gelişmeleri doğru okuyabilen ve hakkaniyet ilkesini önceleyen bireyler olmanızdır.” dedi.

-
Bursa’dan Terörsüz Türkiye Vurgusu!
-
SABİHA GÖKÇEN’DE PEGASUS GERİLİMİ: “3 KİLOLUK SIRT ÇANTASINA 50 EURO CEZA“
-
TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Vampir Ve Azgın Kapitalizmin Unsurlarının Dizginlenmesi Lazım”
-
Bursa’da “Küresel Adalet Arayışı” Programı Düzenlendi
-
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Bursa’da!
-
ABD-Çin Hattında İran ve Hürmüz Diplomasisi İddiası


