Bakan Kacır: “Türkiye yeni döneme en hazırlıklı ülkelerden biri“
GazeteAbc/ Haber: Adiviye ElbaşBursa Teknik Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılışı ve Fahri Doktora Töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende Türkiye’nin sanayi, teknoloji, AR-GE, savunma sanayisi ve ihracat alanındaki dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kacır, Türkiye’nin küresel ekonomik ve teknolojik değişimlere karşı hazırlıklı olduğunu vurguladı.
“Yeni dönemin paradigmasını anlamak zorundayız”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, dünyada serbest ticaret anlayışının yerini giderek daha fazla korumacılık politikalarının aldığına dikkat çekerek, Türkiye’nin yeni dönemin şartlarına hızlı şekilde uyum sağlaması gerektiğini söyledi.Kacır, “Serbest ticaretin ve kural bazlı ticaretin yerini; daha fazla korumacılık tedbirlerinin, teknik engellerin, yerel üretim, yerinde üretim, dostlardan tedarik ve komşulardan tedarik gibi yaklaşımların öne çıktığı yeni bir dönem alıyor. Bütün ezberlerimizi bir tarafa bırakarak bu yeni dönemin paradigmasını anlamak ve buna yönelik hazırlıklarımızı hızlandırmak, bizim için artık bir tercihten öte zorunluluk hâline geldi.” dedi.Türkiye’nin son 20-25 yıllık dönemde hayata geçirdiği yatırımlar ve altyapılar sayesinde yeni döneme en hazırlıklı ülkelerden biri hâline geldiğini belirten Kacır, bu dönüşümde Millî Teknoloji Hamlesi’nin önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
“AR-GE merkezlerinin 164’ü Bursa’da”
Türkiye’nin araştırma ve geliştirme kapasitesinin önemli ölçüde büyüdüğünü belirten Kacır, ülke genelinde 1.700’ün üzerinde AR-GE ve tasarım merkezi bulunduğunu söyledi.Kacır, “Bunların 164’ü Bursa’mızda yer alıyor. Bursa’da 133 AR-GE merkezimiz ve 31 tasarım merkezimiz bulunuyor.” ifadelerini kullandı.Türkiye’de 115 teknopark bulunduğunu aktaran Kacır, bu teknoparklarda AR-GE ve inovasyon faaliyetleri yürüten 13 binden fazla firmanın yer aldığını belirtti. Bursa’daki iki teknoparktan birinin Bursa Teknik Üniversitesi bünyesinde bulunduğunu kaydeden Kacır, üniversitenin teknopark altyapısının önümüzdeki dönemde daha da güçlendirileceğini söyledi.
“AR-GE harcamaları 20 milyar dolara ulaştı”
Türkiye’nin AR-GE yatırımlarında son yıllarda önemli bir sıçrama gerçekleştirdiğini belirten Kacır, 2002 yılında millî gelirden AR-GE’ye ayrılan payın yüzde 0,5 seviyesinde olduğunu, bugün ise bu oranın yüzde 1,5’e yükseldiğini söyledi.Kacır, Türkiye’nin toplam AR-GE harcamasının 2002 yılında 1,2 milyar dolar olduğunu, geçtiğimiz yıl ise 19,9 milyar dolara ulaştığını açıkladı.Özel sektörün AR-GE faaliyetlerindeki payının da önemli ölçüde arttığını belirten Kacır, 2002 yılında yüzde 23 olan özel sektör payının bugün yüzde 65 seviyesine yükseldiğini ifade etti.
“Türkiye’nin 311 bin kişilik AR-GE ordusu var”
AR-GE alanında çalışan insan kaynağındaki artışa da dikkat çeken Kacır, 2002 yılında yaklaşık 29 bin kişinin AR-GE faaliyetlerinde çalıştığını, bugün ise bu sayının 311 bine ulaştığını söyledi.Patent başvurularında da önemli bir artış yaşandığını belirten Kacır, 2002 yılında Türkiye’de yalnızca 414 patent başvurusu yapıldığını, geçtiğimiz yıl ise bu sayının 11 bin 300’ün üzerine çıktığını ifade etti.Bilimsel yayın sayısının da aynı dönemde önemli ölçüde yükseldiğini kaydeden Kacır, Türkiye’den 2002 yılında 9 bin uluslararası bilimsel yayın çıktığını, geçtiğimiz yıl bu sayının 65 bine ulaştığını söyledi.
Türkiye’nin ihracatı 283 milyar dolara yükseldi
AR-GE ve inovasyon kapasitesindeki gelişimin Türk sanayisinin üretim ve ihracat gücünü artırdığını belirten Kacır, Türkiye’nin otomotivde 41,5 milyar dolar, kimyada 32 milyar dolar, makinede ise 29 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini ifade etti.Türkiye’nin güneş paneli, ticari araç ve beyaz eşya üretiminde Avrupa’da lider konumda olduğunu belirten Kacır, sanayi üretimindeki artışa dikkat çekti.Kacır, Türkiye’nin ihracatının 2002 yılında 36 milyar dolar seviyesinden 283 milyar dolara yükseldiğini söyledi.
“Türkiye pandemi öncesinin yüzde 27,5 üzerine çıktı”
Pandemi sonrasında Avrupa ekonomilerinin önemli bölümünün hâlâ pandemi öncesindeki üretim seviyelerine ulaşamadığını belirten Kacır, Türkiye’nin ise üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdığını ifade etti.Kacır, “Almanya, 2020 yılı Ocak ayındaki üretim düzeyinin yüzde 13 daha altında. Fransa yüzde 4, İtalya ise yüzde 6,5 daha aşağıda. Ancak Türkiye, pandemi öncesindeki üretim düzeyinin yüzde 27,5 üzerine çıkmış durumda.” dedi.Türkiye’nin ürün ve pazar çeşitliliğinin ülkenin küresel ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırdığını belirten Kacır, ihracatta rekabet gücünün son yıllarda önemli ölçüde yükseldiğini söyledi.
“Geleceğin teknolojilerine odaklandık”
Türkiye’nin teknolojik dönüşümünde paradigma değişimlerini yakalamanın önemli olduğunu vurgulayan Kacır, ülkenin geleceğin teknolojilerine odaklanarak önemli sonuçlar elde ettiğini ifade etti.Kacır, Necmettin Erbakan’ın “Teknoloji geriden gelenler için rahmettir.” sözünü hatırlatarak, teknolojik dönüşümlerin geriden gelen ülkeler için önemli fırsatlar oluşturabileceğini söyledi.Türkiye’nin havacılık alanında geçmişte önemli fırsatları değerlendiremediğini belirten Kacır, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi isimlerin girişimlerini örnek gösterdi.
“Türkiye havacılıkta paradigma değişimini yakaladı”
Türkiye’nin 2000’li yıllardan itibaren savunma ve havacılık alanında yeni bir döneme girdiğini belirten Kacır, kritik teknolojilerin yerli ve millî imkânlarla geliştirilmesine yönelik politikaların önemli sonuçlar verdiğini söyledi.Kacır, Bayraktar, Akıncı, Aksungur, ANKA ve Kızılelma gibi projelerin Türk havacılık sanayisinin dönüşümünde önemli rol oynadığını belirtti.Türk savunma ve havacılık sektörünün toplam gelirinin 30 milyar dolara yaklaştığını ifade eden Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisindeki proje sayısının da 2000’li yılların başındaki yaklaşık 60 seviyesinden 1.500’e yaklaştığını söyledi.
“Türk savunma sanayisi dünyada rekabet edebiliyor”
Türkiye’nin savunma sanayisinde geniş bir üretim ve AR-GE ekosistemi oluşturduğunu belirten Kacır, yaklaşık 4 bin firmanın ve 100 binden fazla çalışanın sektöre katkı sunduğunu ifade etti.Kacır, 208 üniversitenin tamamında savunma sanayisiyle bağlantılı projeler yürüten akademisyen ve araştırmacıların bulunduğunu belirterek, Türkiye’nin savunma sanayisinde kritik teknolojiler geliştiren ve küresel ölçekte rekabet edebilen ülkeler arasına girdiğini söyledi.Türk savunma sanayisini “ortak bir üretim zekâsıyla çalışan dağıtık bir sinir ağı”na benzeten Kacır, oluşturulan ekosistemin Türkiye’nin hızlı inovasyon yapmasına ve geliştirilen ürünleri sahada etkin şekilde kullanmasına imkân sağladığını ifade etti.
“Tarımı da savunma sanayisi kadar stratejik görüyoruz”
Konuşmasının sonunda Bursa’nın sanayi ve teknoloji kimliğinin yanı sıra önemli bir tarım şehri olduğuna dikkat çeken Kacır, Türkiye’nin tarımsal üretimde Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu söyledi.Tarımın da savunma sanayisi gibi stratejik bir alan olduğunun altını çizen Kacır, “Bursa elbette bir sanayi ve teknoloji şehri. Ancak hepimiz biliyoruz ki Bursa, aynı zamanda her zaman önemli bir tarım şehri olmuştur. Türkiye de bir tarım ülkesidir. Tarımsal üretimde Türkiye, Avrupa’da bir numaradır. Bunu da stratejik bir güç olarak görüyoruz. Tarımı da savunma sanayisinden farklı görmüyoruz. Tarımı, son derece stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz.” dedi.

-
Bakan Kacır: “Türkiye yeni döneme en hazırlıklı ülkelerden biri“
-
BTÜ’de 2026-2027 Akademik Yılı Açılışı gerçekleştirildi
-
Fon soruşturmasında gözaltı sayısı 31’e yükseldi
-
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Davetiyle Türkiye’ye Geliyor
-
Suudi Arabistan Saldırısı Petrolü Vurdu
-
49 Kişi Adliyeye Sevk Edildi

