Gazeteabc/ Haber: Adiviye ElbaşBursa Valiliği öncülüğünde düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları, kentin dört bir yanında büyük bir coşku ve gurur içerisinde gerçekleştirildi. Protokol üyeleri, gaziler, şehit aileleri ve binlerce vatandaşın katıldığı programlarda, Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümü dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları minnetle anıldı.30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri, sabah saatlerinde Bursa Atatürk Anıtı’nda düzenlenen çelenk sunma töreniyle başladı. Bursa Valisi, Garnizon Komutanı ve Bursa Büyükşehir Belediyesi temsilcilerinin anıta çelenk bıraktı. Çelenk töreni sonrasında Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Mustafa Bahçepınar, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba vatandaşları ve protokolü selamladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmasını gerçekleştiren Yüzbaşı Mustafa Çetin: “Kazandığımız Büyük Zafer, aziz yurdumuzu işgal güçlerinden kurtaran, milletimizin bağımsızlık iradesini tüm dünyaya ilan eden şanlı bir destandır. Üzerimizde kara bulutların dolaştığı, umutsuzluğun hâkim olduğu günlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “İstiklâl ya ölüm!” parolasıyla milletimize yeniden umut olmuş ve ilk hedefi, son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak olarak belirlemiştir.Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi’nde elde edilen başarı, milletimizin istiklâli uğruna kanının son damlasına kadar mücadele edeceğini tüm dünyaya göstermiştir. Artık dünyanın en kahraman ve en savaşçı milletine düşen görev, düşmana son darbeyi vurmaktı. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutanlığında Türk ordusu, düşmanı beklemediği bir anda Büyük Taarruz’u başlatarak üstün bir stratejiyle başarıya ulaşmıştır. Avrupalı askeri çevrelerin 5–6 ayda geçilemez dediği Afyonkarahisar–İzmir hattını 3 günde aşan kahraman ordumuz, 30 Ağustos 1922’ye gelindiğinde düşman kuvvetlerinin büyük bölümünü imha etmiştir. Büyük Zafer ile düşmana son darbe vurulmuş, ardından gerçekleştirilen takip harekâtıyla 9 Eylül 1922’de İzmir kurtarılmış ve düşman denize dökülmüştür. Dünya tarihçileri bu zafer için şu ifadeyi kullanmıştır: “Türkler, Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile yüzyıllar sonra yeniden parlak bir imha muharebesi kazandılar.” Gerçekten de Türk ordusu, kendisinden sayıca üstün düşman kuvvetlerinin büyük bölümünü çok kısa sürede etkisiz hâle getirmiştir. Askerî açıdan bir diğer önemli husus ise, dönemin şartlarında bir ordunun 10 günde 500 kilometrelik mesafeyi hem yürüyerek hem de savaşarak katetmiş olmasıdır. Bu başarı, dünya harp tarihinin en büyük askerî harekâtlarından biri olarak kabul edilmektedir. 30 Ağustos’un gerçek anlam ve önemini, Büyük Zafer’in 2. yıl dönümünde Dumlupınar Çaltepe’de düzenlenen törende Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözlerinde görmekteyiz: “Hiç şüphe edilmemelidir ki Yeni Türk Devleti’nin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı. Bu sahada akan Türk kanları ve bu semada uçan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedî muhafızlarıdır.”Meydan muharebeleri yalnızca iki ordunun karşı karşıya geldiği savaşlar değildir. Onlar; milletlerin ilmiyle, kültürüyle, ahlakıyla, maddi ve manevi bütün gücüyle var olma mücadelesi verdiği tarihî dönüm noktalarıdır. Büyük Zafer’i muhteşem kılan en önemli unsur da kadın, çocuk, yaşlı demeden bütün milletin topyekûn bir mücadele vermiş olmasıdır. Türk milleti, ulu önderinin liderliğinde bu sınavdan da alnının akıyla çıkmıştır. Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin günümüze kadar uzanan çok önemli siyasi ve askerî sonuçları olmuştur. Bu zaferle, Türk milleti yok edilmedikçe istiklâlinin elinden alınamayacağını bütün dünyaya ispatlamıştır. Türkiye’nin yalnız ordusuyla değil, milletiyle birlikte savaşan güçlü bir devlet olduğu bir kez daha ortaya konmuştur. Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri; ülkemizin huzurunu ve bekasını korumak, yurt içinde ve dünyada sürdürülebilir barışın tesisine katkı sunmak amacıyla, tarihinden ve milletinden aldığı güçle görevini kararlılıkla sürdürmektedir. Modern silah ve teçhizatı, güçlü ve dinamik personeli, azim ve kararlı komuta kademesiyle dostlarımızın güvencesi, düşmanlarımızın ise korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Dünyanın sayılı askerî güçlerinden biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri, her zaman, her yerde ve her şartta kendisine verilecek görevi yerine getirmeye hazırdır. Millî egemenlik, millî şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ilke ve inkılapları, bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de silahlı kuvvetlerimize rehber olmaya devam edecektir. Bu kutsal ve tarihî gün vesilesiyle başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, dava arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle anıyor; hatıraları önünde saygıyla eğiliyor ve şükranlarımızı sunuyoruz. Ruhları şad olsun.” dedi. Yüzbaşı Mustafa Çetin’in konuşmasının ardından Yıldırım Belediyesi Halk Oyunları ekibinin gösterisi sergilendi. 30 Ağustos Zafer Bayramı için düzenlenen gösteriler sonrasında kutlama ve geçit töreni düzenlendi.