Cevdet Yılmaz BTSO Meclisi’nde konuştu: “505 milyar dolarlık ihracat gücüne ulaştık”

Gündem - 24 Eylül 2026 22:12

GazeteAbc/ Haber: Adiviye ElbaşBir dizi programa katılmak üzere Bursa’ya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, BTSO tarafından düzenlenen Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı ve Eylül Ayı Meclis Toplantısı’na katıldı. Bursa iş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelen Yılmaz, kamu ile özel sektör arasındaki istişarenin Türkiye’nin kalkınma hedefleri açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.Toplantıda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileten Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ancak ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle ulaşabileceğini ifade etti.

“Kalkınmayı tüm şehirlerimizin potansiyeliyle başaracağız”

Konuşmasının başında istişare kültürünün önemine dikkat çeken Yılmaz, her ilde düzenli olarak iş dünyasıyla bir araya geldiklerini belirterek şunları söyledi:“Birlikte hedeflerimizi başaracaksak yine birlikte başarabiliriz. Kamu ve özel sektör olarak sürekli istişare içinde olmalı, ortak akılla hareket etmeliyiz. Türkiye’nin kapsayıcı kalkınması için tüm şehirlerimizin potansiyelini harekete geçirmek zorundayız.”Bursa’nın Türkiye’nin sanayi ve üretim tarihindeki özel konumuna da değinen Yılmaz, şehrin kalkınma hikâyesinde ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

“Yeni nesil OSB modeli Bursa’dan yükselecek”

Program öncesinde temeli atılan TEKNOSAB Lojistik Park Projesi’ni değerlendiren Cevdet Yılmaz, projenin yalnızca fiziksel altyapısıyla değil, planlama anlayışıyla da örnek olduğunu söyledi.Türkiye’nin ilk Organize Sanayi Bölgesi’nin Bursa’da kurulduğunu hatırlatan Yılmaz, yeni nesil organize sanayi bölgesi modelinin de yine Bursa’dan doğacağını belirtti.“TEKNOSAB beni en çok, yer üstündeki yapılarından çok görünmeyen altyapısı, mimarisi ve bütüncül yaklaşımıyla etkiledi. İnşallah Türkiye’de yeni nesil OSB anlayışı Bursa’dan tüm ülkeye yayılacak.”

Küresel ekonomi için uyarı: “Yeni bir döneme giriyoruz”

Konuşmasının önemli bölümünü dünya ekonomisine ayıran Yılmaz, jeopolitik gerilimlerin ve ticaret savaşlarının küresel ekonomiyi yeniden şekillendirdiğini söyledi.Ukrayna-Rusya savaşının beşinci yılına girdiğini, Orta Doğu’da ise İsrail, İran ve ABD’nin dahil olduğu çatışmaların yalnızca insani değil ekonomik ve ekolojik sonuçlar doğurduğunu ifade eden Yılmaz, artan enerji, ulaşım ve sigorta maliyetlerinin tüm dünya ekonomisini etkilediğini kaydetti.Ayrıca ABD ile Çin arasındaki tarife savaşları ve Avrupa Birliği’nin sanayisini korumaya yönelik yeni politikalarının küresel ticarette korumacı bir dönemin başladığını gösterdiğini dile getirdi.

“Yeşil ve dijital dönüşüm rekabetin anahtarı”

Teknolojik dönüşümün ekonomik rekabetin merkezine yerleştiğini belirten Yılmaz, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün artık ülkelerin gelişmişlik seviyesini belirleyen temel unsurlar arasında olduğunu söyledi.Sosyal dönüşümün de bu sürece eklendiğini ifade eden Yılmaz, üçüz dönüşüm kavramına dikkat çekti.“Dijital, yeşil ve sosyal dönüşümü başarabilen ülkeler yeni dönemde rekabet üstünlüğü elde edecek. Bu değişimi yakalayamayan ülkeler ise farklı sorunlarla karşı karşıya kalacak.”

İhracatta zorlu pazarlara rağmen yükseliş

Türkiye’nin ihracat performansına ilişkin verileri paylaşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, küresel daralmaya rağmen ihracatta önemli bir seviyeye ulaşıldığını söyledi.Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkelerin büyük bölümünde büyüme oranlarının yüzde 1 civarında kaldığını belirten Yılmaz, Avrupa Birliği’nde büyümenin yüzde 1’in altında, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da ise daralma beklendiğini ifade etti.Buna rağmen Ağustos 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 380 milyar dolara ulaştığını açıklayan Yılmaz, hizmet ihracatındaki yükselişle birlikte toplam dış satımın tarihi seviyeye geldiğini belirtti.

Türkiye’nin ihracat tablosu

 Mal ihracatı: “380 milyar $”Yıllıklandırılmış (Ağustos 2026)Hizmet ihracatı: “125 milyar $”Turizm, lojistik ve diğer hizmetler Toplam mal ve hizmet ihracatı 505 milyar dolarYılmaz, bu seviyenin küresel gerilimlere rağmen yakalandığını vurguladı.

Yüksek teknolojili ihracatın payı yüzde 44’e yükseldi

İhracatta miktar artışından çok katma değer artışına odaklandıklarını söyleyen Yılmaz, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının yükseldiğini açıkladı.2024 yılında yüzde 40 seviyesinde bulunan bu oranın 2026’da yüzde 44’e ulaştığını belirten Yılmaz, kilogram başına ihracat gelirinin arttığını ifade etti.“İhracat miktarında sınırlı bir gerileme olsa da kilogram başına elde ettiğimiz gelir yükseliyor. Bu da Türkiye’nin daha yüksek katma değerli üretime yöneldiğini gösteriyor.”

“En büyük avantajımız siyasi istikrar ve öngörülebilirlik”

Küresel krizlerin artık istisna değil kalıcı bir gerçeklik haline geldiğini belirten Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin bu süreçte en önemli avantajının siyasi istikrar olduğunu söyledi.Öngörülebilir ekonomik yapının yatırımcı açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, güçlü liderlik ve tecrübeli kadroların belirsizlik dönemlerinde daha da değer kazandığını ifade etti.

Deprem harcamalarına rağmen bütçe dengesi korunuyor

Türkiye’nin mali disiplinine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, 6 Şubat depremlerinin ardından bugüne kadar çok büyük kamu harcamaları yapılmasına rağmen bütçe dengesinin korunduğunu söyledi.Yıl sonu itibarıyla deprem için yaklaşık 104 milyar dolarlık kaynak kullanılacağını belirten Yılmaz, buna rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yaklaşık yüzde 3 seviyesinde bulunduğunu ifade etti.Cari açığın da enerji fiyatlarındaki yükselişe rağmen yönetilebilir düzeyde olduğunu belirten Yılmaz, geçen yıl yüzde 2’nin altına inen cari açığın bu yıl yaklaşık yüzde 2,6 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini sözlerine ekledi.

BENZER HABERLER