Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı oy birliğiyle kabul etti. Meclis, anlaşmanın onaylanmasını reddeden 2020 tarihli kararını da iptal etti. Gelişmeyi değerlendiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, karardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
LİBYA MECLİSİNDEN OY BİRLİĞİYLE KARAR
Libya’nın Bingazi kentinde gerçekleştirilen oturumda, Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası görüşüldü. Yapılan değerlendirmelerin ardından mutabakat oy birliğiyle kabul edildi.Meclis ayrıca, 2020 yılında anlaşmanın onaylanmasına karşı aldığı ret kararını da iptal etti. Böylece iki ülke arasındaki deniz yetki alanları mutabakatı konusunda Libya Temsilciler Meclisinden onay çıkmış oldu.
ERDOĞAN’DAN İLK AÇIKLAMA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Libya Temsilciler Meclisinin kararını memnuniyetle karşıladı. Gelişmeyi sevindirici olarak nitelendiren Erdoğan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:“Dün Libya’dan son derece sevindirici bir haber aldık. Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakat muhtırasını oy birliğiyle kabul etti. Bu önemli kararın da hayırlı uğurlu olmasını diliyor, sizlerin vasıtasıyla Libya Temsilciler Meclisindeki tüm kardeşlerime selamlarımı yolluyorum.”
DOĞU AKDENİZ’DEKİ DENGELER AÇISINDAN ÖNEMLİ
Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan mutabakat, iki ülkenin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlarını düzenliyor. Anlaşma, Türkiye’nin bölgedeki kıta sahanlığı ve deniz yetki alanlarına ilişkin yaklaşımı bakımından stratejik önem taşıyor.Türkiye, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bölgedeki bazı deniz yetki alanı iddialarına itiraz ederken, Libya ile yapılan anlaşmayı denizlerdeki haklarının korunması açısından önemli görüyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ise söz konusu mutabakata karşı çıkıyor.
DENİZ YETKİ ALANLARI NE ANLAMA GELİYOR?
Deniz yetki alanları, kıyı devletlerinin denizlerde egemenlik veya belirli konularda egemen haklar kullandığı bölgeleri kapsıyor. Karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge gibi farklı hukuki statülere sahip alanlar; doğal kaynakların araştırılması, enerji faaliyetleri, balıkçılık ve deniz çevresinin korunması gibi konularda önem taşıyor.Ülkelerin deniz yetki alanlarının çakışması durumunda sınırlandırma, uluslararası hukuk çerçevesinde anlaşmalar veya diğer barışçıl yöntemlerle gerçekleştirilebiliyor. Libya Temsilciler Meclisinin son kararı da Türkiye-Libya mutabakatının hukuki ve diplomatik boyutunu yeniden gündeme taşıdı.