Gazeteabc/ Haber: Adiviye ElbaşBursa Büyükşehir Belediyesi 2024-2029 seçim döneminin 28. 3. dönemin 8. olağan meclis toplantısının 2. birleşimi Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba başkanlığında düzenlendi.
Düzenlenen meclis toplantısında gündem maddeleri öncesi parti grup sözcülerine söz hakkı verildi. Milliyetçi Hareket Partisi Grup Sözcüsü İsmail Şenol: “5 Eylül Cumartesi günü büyük bir coşkuyla gerçekleştirdiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi Bursa 15. Olağan İl Kongresi’nin heyecanını ve gururunu meclisimize taşımaktan onur duyuyorum. Kongremize teşrif ederek bizlere güç veren Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekilimiz Sayın İsmet Büyükataman’ın ortaya koyduğu irade, yeni dönemde teşkilatımızın en önemli yol haritası olacaktır. Görev süresi boyunca lider–teşkilat–doktrin çizgisinden taviz vermeden çalışan, Milliyetçi Hareket Partimizin ve Cumhur İttifakı’nın Bursa’daki başarısı için omuz omuza mücadele verdiğimiz geçmiş dönem İl Başkanımız Sayın Muhammet Tekin’e emekleri ve hizmetleri için yürekten teşekkür ediyorum. Bu kutlu görevi devralarak Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanlığı’na seçilen Sayın Mehmet Emin Öncambaz’ı gönülden tebrik ediyor, üstlendiği bu tarihi sorumlulukta başarılar diliyorum. MHP Grubu olarak yeni il başkanımızın öncülüğünde, Cumhur İttifakı’nın sarsılmaz ortak iradesiyle Bursa’mız için dinamik, güçlü ve kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğiz. Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu “Önce ülkem ve milletim” anlayışıyla, Bursa’nın yarınına katkı sağlayacak her doğru adımın sonuna kadar destekçisi olacak; hemşehrilerimizin aleyhine olacak her girişimin karşısında da aşılmaz bir duvar gibi duracağız. Bu duygu ve düşüncelerle, 15. Olağan İl Kongremizin Bursa’mıza, teşkilatlarımıza ve aziz davamıza hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinizi Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.” dedi.
AK Parti Grup Sözcüsü Ecehan Mertoğlu: “12 Eylül, millet iradesinin yok sayıldığı, hukukun ve özgürlüklerin ağır yara aldığı, toplumumuzun büyük bedeller ödediği karanlık bir dönemdir. Türkiye, darbelerden ve vesayet anlayışından çok çekmiştir. Adı, gerekçesi ve yöntemi ne olursa olsun, millet iradesine yönelik hiçbir müdahalenin meşruiyeti yoktur. AK Parti olarak siyasetin yalnızca millet iradesiyle yapılacağına, yönetme yetkisinin yegâne kaynağının sandık olduğuna inanıyoruz. Demokrasiyi korumanın yolu da milli iradeye ve hukuka daima sahip çıkmaktan geçmektedir. Bu nedenle, adına ve gerekçesine bakılmaksızın demokrasimize ve milli iradeye yönelen bütün darbeleri ve darbe girişimlerini bir kez daha kınıyoruz. 12 Eylül, 27 Mayıs ve 15 Temmuz gibi acı tecrübelerin ülkemizde bir daha asla yaşanmamasını temenni ediyoruz. Bu vesileyle, 27 Mayıs darbesinin ardından 17 Eylül’de idam edilerek aramızdan koparılan merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı rahmet ve minnetle anıyor; mekânlarının cennet, ruhlarının şad olmasını diliyorum. Bu hafta aynı zamanda kültürümüzün ve geleneğimizin çok kıymetli bir mirasını yaşatan Ahilik Haftası’nı idrak ediyoruz. Bursa; çarşıları, hanları, zanaatkârları ve köklü esnaf kültürüyle Ahilik geleneğinin en güçlü şekilde yaşatıldığı şehirlerin başında gelmektedir. Şehrimizin ekonomisine alın teriyle değer katan esnafımızın, zanaatkârlarımızın ve tüm üreticilerimizin Ahilik Haftası’nı gönülden kutluyor; bereketli ve hayırlı kazançlar diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Eylül ayı meclis toplantımızın Bursa’mız ve hemşehrilerimiz için hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.” dedi.
Yeni Parti Grup Sözcüsü Yücel Akbulut: “Ankara Kurtuluş Parkı’nda gazilerimizin ve şehit ailelerimizin hak arama eylemine destek verdiği sırada yaşanan müdahale nedeniyle Bursa Milletvekilimiz Sayın Selçuk Türkoğlu’na geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bursa deprem gerçeğine ne kadar hazır? Bugün hepimizin cevap vermesi gereken temel soru şudur: Deprem olduğunda Bursa ne kadar hazır olacak? Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu kapsamda yürüttüğü çalışmaları önemsiyoruz. Yaklaşık 536 bin binanın yapı envanterinin çıkarılması, farklı deprem senaryolarının hazırlanması ve arama-kurtarma kapasitesinin geliştirilmesi önemli adımlardır. Ancak artık bu çalışmaların, eski yerleşim bölgelerinde sosyal ve yerinde kentsel dönüşüm uygulamalarına dönüşmesi gerekmektedir. Depremde yalnızca binalar değil, denetim sistemi de sınanır. 6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş’taki Ezgi Apartmanı’nda 35 vatandaşımız yaşamını yitirdi. Bilirkişi raporlarında taşıyıcı sisteme yapılan müdahaleler nedeniyle işletme sorumlularına asli kusur verilirken, mahkemenin bazı sanıklara bilinçli taksir kapsamında ceza verip tahliye kararı alması toplumda adalet tartışmalarını beraberinde getirmiştir. Hukuki süreç üst mahkemelerde devam etmektedir. Ancak burada asıl mesele şudur: Depreme karşı alınacak önlem yalnızca sağlam bina yapmak değildir. Taşıyıcı sisteme müdahale edenlerin, kurallara aykırı davrananların ve denetim görevini yerine getirmeyenlerin etkili biçimde hesap vereceğine yönelik toplumsal güven de en az yapı güvenliği kadar önemlidir.
Geçtiğimiz yıl yangından etkilenen bölgenin yakınında planlanan kırma-eleme tesisi kamuoyunda haklı bir hassasiyet oluşturmuştur. Orman Bölge Müdürlüğü’nün, 11,84 hektarlık yanan alanın proje kapsamından çıkarıldığını ve bu bölgede madencilik faaliyetine izin verilmeyeceğini açıklaması önemlidir. Ancak bu yeterli değildir. Anayasamızın 169. maddesi açıkça, yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilmesini ve ormanlara zarar verecek faaliyetlere izin verilmemesini hükme bağlamaktadır. Dolayısıyla yalnızca yanan alanı korumak değil; su kaynaklarını, tarım alanlarını ve bölge halkının yaşam çevresini de güvence altına almak zorundayız. Ekonomik fayda değerlendirilirken kamu yararı, doğa ve yaşam hakkı öncelikli olmalıdır.
Bursa’nın en önemli doğal mirası olan Uludağ konusunda da ciddi endişelerimiz bulunmaktadır. Uludağ Alan Başkanlığı tarafından hazırlanan 1/50.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı, 1 Eylül 2026 tarihinde askıya çıkarılmıştır. 2023 yılında yürürlüğe giren kanunla kurulan Uludağ Alan Başkanlığı’nın daha kuruluş aşamasında Bursa Barosu ile meslek odaları, planlama ve koruma yetkilerinin tek elde toplanmasının Uludağ’ın korunmasından çok kullanılmasını önceleyen bir anlayışa dönüşebileceği uyarısında bulunmuştu. Bugün önümüzdeki planlar bu kaygıları yeniden gündeme taşımaktadır. Elbette Uludağ’ın altyapıya, kanalizasyona, ulaşım planlamasına ve kaçak yapılaşmanın önlenmesine ihtiyacı vardır. Buna kimsenin itirazı yoktur. Bizim itirazımız, 3 bin 546 olan yatak kapasitesinin 4 bin 485’e çıkarılması, 935 ilave yatak, 52,77 hektarlık yeni rekreasyon alanı ve 7 yeni mekanik tesis öngörülmesinedir. 935 ilave yatak; daha fazla araç, daha fazla yol, daha fazla otopark, daha fazla enerji tüketimi ve daha fazla atık anlamına gelmektedir. Bir tesis yalnızca kendi yapısıyla değil, oluşturacağı toplam ekolojik baskıyla değerlendirilmelidir. Uludağ yalnızca bir kayak merkezi değildir; Bursa’nın su kaynaklarının, ormanlarının ve ekolojik yaşamının ayrılmaz parçasıdır. BUSKİ’nin de planlama sürecinde içme suyu havzalarının, koruma alanlarının ve mevcut altyapının dikkate alınması yönündeki uyarıları son derece değerlidir. Bizim yaklaşımımız nettir: Önce ekolojik sınırlar, sonra su kapasitesi, biyolojik çeşitlilik, ulaşım ve altyapı; en sonunda ise turizm kapasitesi planlanmalıdır. Sorumuz “Uludağ’a daha ne yapabiliriz?” değil, “Uludağ daha ne kadar müdahaleyi kaldırabilir?” olmalıdır.
1077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Bursa Çevre Otoyolu’nun Çayyaka–Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümünün 30 yıllığına özelleştirme kapsamına alınması kamuoyunda önemli soru işaretleri doğurmuştur. AK Parti Bursa İl Başkanı Sayın Davut Gürkan, yolun ücretsiz kalacağını açıklamıştır. Biz de şu soruları soruyoruz:
* Yol ücretsiz kalacaksa neden özelleştirme kapsamına alınıyor?
* İşletme hakkını alacak şirket gelirini hangi kalemlerden elde edecek?
* Herhangi bir gelir veya kullanım garantisi verilecek mi?
* Hangi yükümlülükler kamuda, hangileri özel şirkette olacak?
Bursalıların ihtiyacı sözlü güvence değil, yazılı ve bağlayıcı hukuki güvencedir. Eğer gerçekten ücretsiz kalacaksa bu hüküm ihale şartnamesine ve sözleşmeye açıkça yazılmalı, gerekirse Bursa Çevre Otoyolu özelleştirme kapsamından çıkarılmalıdır. Aynı kapsamda yer alan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de yıllar önce milletin vergileriyle yapılmış, bedeli vatandaş tarafından fazlasıyla ödenmiş kamu varlıklarıdır. Bu nedenle, kamuya ait stratejik ulaşım altyapılarının gelecek onlarca yıl boyunca özel şirketlerin tasarrufuna bırakılması yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de hakkını ilgilendiren bir meseledir.“ dedi.
Meclis gündem maddelerinden;
-İmar ve Bayındırlık Komisyonunun, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin, 16.06.2026/677 tarih/sayılı Kararı ile onaylanan Nilüfer ilçesi, Kayapa Mahallesi, 6362 ada, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 180 parseller ile Kuruçeşme Mahallesi, 102 ada, 6, 102, 103, 104, 174, 187 ve 204 parsellerin Katı Atık Tesisleri Alanı amaçlı olarak düzenlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğine yapılan askı itirazları ile ilgili raporu, mecliste gerginlik yarattı. Madde meclis oy çokluğu ile kabul edildi.
-Plan ve Bütçe Komisyonunun, Karacabey ilçesi, Muratlı Mahallesine ulaşım sağlayan mevcut yolun bir kısmı BURSA Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi (TEKNOSAB) sınırları içerisinde kalmış olduğundan ulaşım güvenliğinin sağlanması ve mahalle halkının mağduriyet yaşamaması adına mevcut yolun sanayi bölgesi dışına bağlanması kapsamında Ulaşım Dairesi Başkanlığının hazırladığı yol güzergahında kalan taşınmazların kamulaştırma programına ek olarak ilave edilmesi ile ilgili raporu, oy birliği ile kabul edildi.
-Plan ve Bütçe – Ulaşım Komisyonlarının, Bilet Ücret Tarifelerinin Belirlenmesi ile ilgili müşterek raporu, oy birliği ile kabul edildi.