Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği “mutlak butlan” kararının ardından CHP’de yönetim tartışmaları derinleşirken, parti içindeki gözler bu kez kritik Parti Meclisi (PM) toplantısına çevrildi.Parti yönetiminin geleceği, kurultay takvimi ve disiplin süreçlerinin masaya yatırılacağı toplantı, CHP’deki güç mücadelesinin seyrini belirleyebilecek nitelikte görülüyor.
PM NEDEN KRİTİK?
CHP’de kurultaydan sonraki en yüksek karar organı olan Parti Meclisi; genel başkan ve kurultay tarafından seçilen 60 üyeden oluşuyor. Parti politikalarının ve stratejik kararların belirlendiği PM, gerekli şartların oluşması halinde olağanüstü kurultay kararı alma yetkisine de sahip bulunuyor.CHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultay; genel başkanın çağrısıyla, PM üyelerinin salt çoğunluğunun kararıyla veya delegelerin beşte birinin imzasıyla toplanabiliyor. Seçimli kurultay yapılabilmesi için ise delegelerin salt çoğunluğunun desteği gerekiyor.
PM’DEKİ DENGELER BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
Parti Meclisi’nde bugüne kadar Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Grup Başkanı Özgür Özel’e yakın isimlerin sayısının birbirine oldukça yakın olduğu değerlendiriliyordu.Ancak CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) son hamlesi, bu dengeyi değiştirebilecek yeni bir gelişme olarak yorumlanıyor.MYK’nın ihraç talebiyle disipline sevk ettiği dokuz isim arasında PM üyeleri Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Turan Taşkın Özer de yer aldı.Özgür Özel’e yakınlığıyla bilinen bu isimlerin PM toplantısında olağanüstü kurultay çağrısını gündeme getirmeye hazırlandığı belirtilirken, disiplin süreci nedeniyle toplantıya katılıp katılamayacakları da tartışma konusu oldu.
CHP’DE KÜRSÜ KRİZİ YAŞANDI
Kurultay tartışmalarının gölgesinde parti içinde iki gün önce dikkat çeken bir “kürsü krizi” yaşandı.9 Haziran’da TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısına hangi ismin başkanlık edeceği uzun süre belirsizliğini korudu. Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında yaşanan görüş ayrılığı nedeniyle son saatlere kadar herhangi bir geri adım gelmedi.Sürecin yönü, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yaptığı sağduyu çağrısının ardından değişti.Yavaş, parti örgütlerinin ve seçmenlerin daha fazla zarar görmemesi gerektiğini vurgularken, Kılıçdaroğlu da bu mesajı paylaşarak TBMM yerine CHP Genel Merkezi’ne geçeceğini açıkladı.
KILIÇDAROĞLU: “KURULTAYI TOPLAYACAĞIM”
Genel Merkez’de yaptığı konuşmada sert mesajlar veren Kılıçdaroğlu, “mutlak butlan” davasını partiye zarar veren bir süreç olarak nitelendirdi.Parti içinde hesaplaşma sürecinin başlayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, kurultayın toplanacağını da duyurdu.Bu açıklamalar, CHP kulislerinde “olağanüstü kurultay mı yapılacak, yoksa olağan kurultay süreci mi başlatılacak?” sorularını beraberinde getirdi.
ÖZGÜR ÖZEL CEPHESİ OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İSTİYOR
Özgür Özel’e yakın isimler ise Kılıçdaroğlu’nun “PM toplantısıyla süreci başlatıyoruz” sözlerini farklı yorumluyor.Özel kanadı, mevcut siyasi ve hukuki koşullar nedeniyle kurultayın geciktirilmemesi gerektiğini savunuyor. Parti içinde olağanüstü kurultay talebi için delegelerden imza toplandığı ve bu sayının 900’ü aştığı belirtiliyor.Özgür Özel, son grup toplantısında yaptığı açıklamada kurultayın ertelenmesinin parti tabanında ciddi hayal kırıklığı yaratacağını savunarak sürecin hızla tamamlanması gerektiğini dile getirmişti.
KILIÇDAROĞLU CEPHESİNDEN FARKLI YORUM
Kılıçdaroğlu’na yakın isimler ise mahkemenin verdiği kararın yalnızca “mutlak butlan” hükmünü değil, aynı zamanda bir tedbir kararını da içerdiğini belirtiyor.Bu nedenle PM’den olağanüstü kurultay yönünde karar çıksa bile bunun uygulanmasının hukuken mümkün olmayabileceği görüşü savunuluyor.Parti yönetimine yakın kaynaklar, olağanüstü kurultay yerine mahalle delegelerinden başlayacak kapsamlı bir olağan kurultay sürecinin planlandığını ifade ediyor.Bu senaryonun hayata geçirilmesi halinde kurultay takviminin aylara yayılması bekleniyor.
MÜSLİM SARI: “KURULTAYA KARŞI DEĞİLİZ”
CHP Sözcüsü Müslim Sarı da yaptığı son açıklamada partinin kurultaydan kaçınmadığını belirtti.Sarı, CHP’nin içinde bulunduğu siyasi ve hukuki çıkmazın ancak kurultay yoluyla aşılabileceğini ifade ederken, PM toplantısında bu konunun yeniden kapsamlı şekilde ele alınacağını söyledi.Partide oluşan çift başlı görüntünün de çözülmesi gerektiğini vurguladı.
TARTIŞMANIN MERKEZİNDE HUKUKİ YORUMLAR VAR
Taraflar arasındaki temel anlaşmazlık, olağanüstü kurultayın mevcut hukuki şartlarda yapılıp yapılamayacağı noktasında düğümleniyor.Kılıçdaroğlu’na yakın çevreler, mutlak butlan kararının Yargıtay tarafından kesinleştirilmeden olağanüstü kurultay yapılamayacağını savunuyor.Bu görüşe göre Yargıtay süreci tamamlanana kadar ne delege imzaları ne de PM’den çıkabilecek bir kurultay talebi işleme alınabilecek.Özgür Özel cephesi ise Anayasa Mahkemesi kararları ve hukukçuların değerlendirmelerine işaret ederek yeterli sayıda imza toplanması halinde kurultayın yapılmasının zorunlu olduğunu ileri sürüyor.
GÖZLER YARGITAY’A ÇEVRİLDİ
CHP’deki tartışmanın nihai yönünü belirleyecek en önemli başlıklardan biri de Yargıtay süreci olacak.Özgür Özel’in temyiz başvurusunun Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından incelenmesi bekleniyor. Ancak dosyanın ne zaman karara bağlanacağı konusunda herhangi bir yasal süre bulunmuyor.Adli tatilin yaklaşması nedeniyle gözler özellikle 20 Temmuz tarihine çevrilmiş durumda.
YARGITAY’DA DÖRT OLASI SENARYO
Hukuk çevrelerinde dosyayla ilgili dört farklı ihtimal üzerinde duruluyor:Birinci senaryo: Yargıtay, istinaf mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak onayabilir. Bu durumda mutlak butlan kararı kesinleşir ve Kılıçdaroğlu yönetiminin göreve dönüşü hukuki güvence kazanır.İkinci senaryo: İstinaf mahkemesinin değerlendirmesi hatalı bulunabilir ve dosya yeniden incelenmek üzere geri gönderilebilir.Üçüncü senaryo: Yönetimin görevden uzaklaştırılmasına ilişkin tedbir kararı hukuka aykırı bulunurken, kurultayın iptaline ilişkin değerlendirme yerinde görülebilir.Dördüncü senaryo: Yetki, görev veya yargılama usulüne ilişkin eksiklikler tespit edilerek dosya esasa girilmeden bozulabilir.CHP’de hem PM toplantısından çıkacak kararlar hem de Yargıtay sürecinin seyri, önümüzdeki dönemde partinin yönetim yapısını ve kurultay takvimini belirleyecek en kritik başlıklar olarak öne çıkıyor.