Türkoğlu’ndan Meclis’e 60 maddelik “Mobbingle Mücadele Kanunu” hazırlığı

Gündem - 2 Ekim 2026 13:32

İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, çalışma hayatında mobbingle mücadele amacıyla 60 maddeden oluşan kapsamlı bir kanun teklifi hazırladıklarını açıkladı. Türkoğlu, düzenlemeyle mobbingin açık biçimde tanımlanmasının yanı sıra mağdurlar için bağımsız başvuru ve inceleme mekanizmalarının oluşturulmasının hedeflendiğini belirtti.

Yeni yasama döneminde çalışma hayatına ilişkin çeşitli düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını ifade eden Türkoğlu, özellikle sağlık çalışanlarının sorunlarının da hazırlanan kapsamlı paket içerisinde ele alındığını söyledi.

“Mobbing, amir-çalışan anlaşmazlığı olarak görülemez”

Mobbingin yalnızca yönetici ile çalışan arasındaki bir anlaşmazlık şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Türkoğlu, sistematik baskı ve yıldırma uygulamalarının çalışanların onurunu, çalışma barışını ve kamu hizmetinin niteliğini etkilediğini dile getirdi.

Hazırlanan kanun teklifinde mobbingin hukuki açıdan açık biçimde tanımlanacağını kaydeden Türkoğlu, bunun yanında olaylar ortaya çıkmadan önce devreye girecek önleyici mekanizmaların oluşturulmasının planlandığını söyledi.

Türkoğlu, mobbing iddialarının tarafsız ve bağımsızlığı güçlendirilmiş yapılar tarafından incelenmesi gerektiğini savundu.

“Şikâyet eden çalışan ikinci kez mağdur edilmemeli”

Özellikle kamu çalışanlarının, mobbing uyguladığını düşündüğü yöneticiyle veya aynı hiyerarşik yapı içerisindeki kişilerle şikâyet sonrasında yeniden karşı karşıya bırakılmasının güven sorununa yol açacağını belirten Türkoğlu, bu konuda yasal güvence gerektiğini ifade etti.

Görev yeri değişiklikleri, keyfi görevlendirmeler ve disiplin süreçlerinin şikâyetçi çalışan üzerinde bir baskı aracına dönüşmemesi gerektiğini belirten Türkoğlu, “Mobbingi şikâyet ettiği için ikinci kez mağdur edilen bir çalışan düzeni kabul edilemez” değerlendirmesinde bulundu.

Türkoğlu, konunun hem Meclis araştırmaları hem de kanun çalışmaları üzerinden ele alınmasını desteklediklerini kaydetti.

TBMM kayıtlarında Türkoğlu’nun daha önce iş yerlerinde yaşanan mobbing olaylarının araştırılması amacıyla verilen bir Meclis araştırması önergesinin imzacıları arasında yer aldığı görülüyor. Ayrıca 2026 Haziranında İYİ Parti Grubu adına eğitim kurumlarında yaşandığı belirtilen mobbing vakalarının araştırılmasına yönelik bir önerinin görüşülmesi de gündeme gelmişti.

Sağlık çalışanlarının iş yükü de gündemde

Türkoğlu’nun açıklamalarında sağlık çalışanlarının çalışma koşulları da önemli bir yer tuttu. Sağlık hizmetlerinde personel planlamasının yalnızca sayı ve yatak kapasitesi üzerinden yapılmaması gerektiğini belirten Türkoğlu, özellikle hemşirelerin iş yükünün bilimsel kriterlere göre belirlenmesini istedi.

Hasta sayısının yanı sıra hastaların bakım ve bağımlılık düzeyi, servis türü, gece çalışma koşulları, vardiya düzeni, izinler, nöbetler ve fiili iş yükünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Türkoğlu, güvenli hemşire-hasta oranlarının mevzuatla belirlenmesini savundu.

Sendikaların genel yataklı servisler için önerdiği “6 hastaya 1 hemşire” standardının da TBMM gündeminde bilimsel ve idari açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Türkoğlu, personel yetersizliğinin yalnızca çalışanları değil, doğrudan hasta güvenliğini de etkilediğini söyledi.

“Personel ihtiyacı şeffaf biçimde açıklanmalı”

Sağlık Bakanlığı’nın personel ihtiyacına ilişkin verileri kamuoyuyla açık biçimde paylaşması gerektiğini ifade eden Türkoğlu, hangi ilde, hangi hastanede ve hangi branşta ne kadar sağlık çalışanına ihtiyaç bulunduğunun ortaya konulmasını istedi.

Personel planlamasında yalnızca hastanelerin yatak kapasitesinin dikkate alınmasına karşı çıkan Türkoğlu, doluluk oranları, hasta bağımlılık düzeyi, servis özellikleri ve çalışma düzeninin de hesaba katılması gerektiğini belirtti.

TBMM’nin denetim yetkisini daha etkin kullanması gerektiğini savunan Türkoğlu, Sağlık Bakanlığı’ndan alınacak verilerin sahadaki gerçek durumla karşılaştırılmasını ve personel planlamasının Meclis denetimine taşınmasını istedi.

Atamalarda “öngörülebilirlik” vurgusu

Sağlık çalışanlarının atama süreçlerinin de yeniden ele alınması gerektiğini belirten Türkoğlu, atamaların dönemsel tercihler yerine sağlık hizmetlerinin gerçek personel ihtiyacına göre planlanması gerektiğini söyledi.

Hangi ilde, hangi hastanede ve hangi branşta ne kadar personele ihtiyaç olduğunun önceden belirlenmesini isteyen Türkoğlu, atama takviminin mümkün olduğunca öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Sağlık çalışanı atanmayı bekleyen sayı değil, sağlık sisteminin insan kaynağıdır” diyen Türkoğlu, TBMM’de Bakanlığın personel ihtiyacı ve atama kontenjanlarına ilişkin verileri açık biçimde paylaşmasını isteyeceklerini belirtti.

Psikologların görev ve yetkileri yeniden ele alınacak

Türkoğlu, sağlık sisteminde görev yapan psikologların görev, yetki ve sorumluluklarının da netleştirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Klinik psikoloji alanında lisans eğitimi, lisansüstü eğitim, mesleki yetkilendirme, görev tanımı ve kamu istihdamı arasında öngörülebilir bir sistem kurulmasını isteyen Türkoğlu, sürecin yalnızca Sağlık Bakanlığı veya yalnızca YÖK üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyledi.

YÖK ile Sağlık Bakanlığı’nın eğitimden istihdama kadar süreci koordineli biçimde planlaması gerektiğini ifade eden Türkoğlu, TBMM’nin de gerekli parlamenter denetim mekanizmalarını işletmesi gerektiğini kaydetti.

Sağlık çalışanlarının izinleri de gündemde

Yoğun nöbet ve çalışma temposunun sağlık çalışanlarının dinlenme hakkını etkilediğini belirten Türkoğlu, yıllık izinlerin çalışanlar tarafından fiilen kullanılabilmesini sağlayacak düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.

Sendikanın önerdiği kademeli izin modelinin de TBMM’de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Türkoğlu, 5 yıla kadar 20, 5-10 yıl arasında 30, 10-15 yıl arasında 35, 15-20 yıl arasında 40 ve 20 yılın üzerinde 45 günlük izin modelini gündeme getirdi.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında çalışanların hizmet süreleri ve dinlenme haklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan Türkoğlu, kullanılmayan izinlerin belirli bir süre sonunda tamamen ortadan kalkmasının da yeniden ele alınmasını istedi.

“Çalışanı dinlendirmeden kamu hizmetini güçlendiremezsiniz” diyen Türkoğlu, çalışma koşullarının iyileştirilmesinin sağlık hizmetlerinin niteliği açısından da önemli olduğunu ifade etti.

Sağlık çalışanlarının sorunları Meclis takibinde olacak

Sağlık çalışanlarının sorunlarının yalnızca kriz dönemlerinde gündeme gelmemesi gerektiğini belirten Türkoğlu; nöbet yükü, fazla çalışma, personel açığı, sağlıkta şiddet, görev tanımı dışındaki işler, çalışan güvenliği, aile birliği ve özlük haklarının düzenli olarak izlenmesini istedi.

Bu verilerin belirli dönemlerde TBMM’ye sunulması ve kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Türkoğlu, soru önergeleri, Meclis araştırmaları ve komisyon çalışmaları aracılığıyla sürekli bir parlamenter takip mekanizması oluşturulmasını savundu.

Sağlık politikalarının yalnızca hastane, cihaz ve bina yatırımlarından ibaret olmadığını vurgulayan Türkoğlu, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının vatandaşın aldığı hizmetin niteliğini de doğrudan etkilediğini belirtti.

Türkoğlu, açıklamasını “Çalışanı korumayan sistem, hastayı da koruyamaz” mesajıyla tamamladı.

BENZER HABERLER