Başkan Özdemir: “Nilüfer’e Saldırı, Bursa’ya Saldırıdır”

| Haber Girişi: 5 Kasım 2026 11:04 | Son Güncelleme: 5 Kasım 2026 11:04 A A

GazeteAbc/ Haber: Adiviye ElbaşNilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir tarafından düzenlenen “Şadi Başkanla Kent Buluşmaları” programında ilçenin gündemindeki konular ele alındı. Programda konuşan Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin devam eden çalışmaları ve gelecek dönem projeleri hakkında bilgi verirken, ilçenin karşı karşıya olduğu sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarımın desteklenmesinin önemine dikkat çeken Özdemir, çevre, mülkiyet, imar planları, deprem hazırlıkları ve su tarifeleri üzerinden önemli açıklamalar yaptı.

“Belediyelerin mülkiyetindeki alanlara el konuluyor”

Konuşmasının önemli bölümünde belediyelerin mülkiyetindeki alanlarla ilgili yaşanan sorunlara değinen Şadi Özdemir, bazı taşınmazların Hazine adına tescil edilmesine tepki gösterdi.Ataevler Ticaret Merkezi çevresindeki bazı alanların yanı sıra Muharrem Erbari Camisi önündeki yapıların bulunduğu bölge ve Havuzlu Konak’ın da mülkiyet tartışmalarının gündeminde olduğunu belirten Özdemir, söz konusu alanlarda belediyenin farklı projeler geliştirmeyi planladığını söyledi.Özellikle Havuzlu Konak’ın yıllardır Büyükşehir Belediyesi’nin denetiminde ve yönetiminde bulunduğunu hatırlatan Özdemir, buranın Hazine tarafından devralındığını sonradan öğrendiklerini ifade etti.Belediyelerin yetki ve mülkiyet alanlarına ilişkin işlemlerde ilgili kurumların bilgilendirilmesi gerektiğini belirten Özdemir, yerel yönetimlerin görüşleri alınmadan yapılan uygulamaların kabul edilemeyeceğini dile getirdi.

“Bu şehrin malları bu şehrin halkınındır”

Özdemir, Özlüce’de RKM’nin yanında bulunan ve belediyeye ait olduğunu belirttiği alanın mülkiyet durumuna ilişkin de açıklamalarda bulundu.Söz konusu bölgede 5 dönümün üzerinde belediye mülkiyetinde alan bulunduğunu, ayrıca yaklaşık 3,5 dönümlük Hazine arazisinin de aynı bölgede yer aldığını belirten Özdemir, geçmişte yapılan imar uygulaması sonucunda alanın tamamının Hazine adına tescil edildiğini söyledi.Özdemir, 25 Eylül tarihinde gerçekleştirilen imar uygulamasının ardından belediyeye ait tapulu alanın da Hazine mülkiyetine geçtiğini ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:“İlçenin görüşü olmaksızın, ilçenin onayı olmaksızın iş yapmak, ilçenin haberi olmaksızın mallarına el koyma noktasına mı geldik? Bu çok tehlikeli bir durum. Biz her yerde plan ve program yapıyoruz. Bunun muhatapları haberdar edilir. Böyle bir uygulama yaptık denir. Muhatapların da itirazı veya farklı bir değerlendirmesi varsa bunu iletmesi sağlanır.”Söz konusu uygulamaya karşı hukuki mücadele yürüttüklerini belirten Özdemir, yerel yönetimlerin mülkiyet haklarının korunması gerektiğini vurguladı.“Bu şehrin malları bu şehrin halkınındır” diyen Özdemir, ilçede yaşayan vatandaşların haklarının görmezden gelinemeyeceğini ifade ederek, “Nilüfer’e saldırı demek Bursa’ya saldırı demektir” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Kayapa’daki katı atık tesisi için tepki: “Milyonlarca metrekare orman alanı yok olmasın”

Nilüfer’in doğal güzelliklerine ve çevresel değerlerine dikkat çeken Şadi Özdemir, Kayapa’da planlanan katı atık bertaraf tesisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.Nilüfer’in ormanları, yeşil alanları ve doğal yaşamıyla önemli bir kent değeri taşıdığını belirten Özdemir, taş ocakları ve sanayi faaliyetlerinin de bölge üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.Kayapa’da planlanan tesisin yalnızca mevcut alanla sınırlı kalmayacağını, bağlantı yolları ve beraberinde getireceği trafik yüküyle birlikte geniş bir orman alanını tehdit edebileceğini savunan Özdemir, tesisin her gün yaklaşık 1.000 kamyonun giriş çıkış yapacağı bir güzergâha dönüşmesinin kent trafiği ve hava kalitesi açısından ciddi sorunlar oluşturabileceğini ifade etti.Daha önce katı atık tesisi için farklı bir bölgenin gündeme geldiğini ancak çeşitli gerekçelerle planın Kayapa’ya yönlendirildiğini belirten Özdemir, Hamitler’deki mevcut tesisin doluluk süresinin gerekçe gösterilerek yeni tesisin Kayapa’da kurulmasının doğru bir yaklaşım olmadığını dile getirdi.

“Teknosab’da bu tesis için alan oluşturulabilir”

Kayapa’daki tesis için alternatif alanların değerlendirilmesi gerektiğini savunan Özdemir, TEKNOSAB ve sanayi bölgelerindeki genişleme alanlarına dikkat çekti.Sanayi bölgelerinde yeni alanların oluşturulduğunu hatırlatan Özdemir, katı atık tesisinin bu bölgelerde değerlendirilebileceğini belirterek şöyle konuştu:“Madem bu kadar risksiz, madem bu kadar kolay ve madem büyük bir alana ihtiyaç yok, TEKNOSAB’da yeterince arazi var. Yeni alanlar da katıldı. Herkes kendi yönüne gitsin. Bizim de milyonlarca metrekare orman alanımız yok olmasın.”Nilüfer’in artan nüfusuna, trafik yoğunluğuna ve karbon salınımına dikkat çeken Özdemir, ilçenin yeni çevresel yükleri kaldırabilecek durumda olmadığını ifade etti.Kayapa’daki proje için yürütülen hukuki mücadelenin yanı sıra konunun akılcı ve çevresel açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Özdemir, “Mesele sadece hukuki mücadele değil, mantıki mücadele olarak da bakmak lazım” dedi.

Nilüfer için deprem lojistik merkezi önerisi

Konuşmasında deprem hazırlıklarına da geniş yer ayıran Şadi Özdemir, mevcut yapı stokunun yenilenmesinin yalnızca belediyelerin kaynaklarıyla gerçekleştirilebilecek kolay bir çalışma olmadığını belirtti.Deprem sonrasında ilk saatlerin ve günlerin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Özdemir, geçmiş depremlerde kamu kurumlarının afet bölgelerine ulaşmakta gecikmeler yaşadığını hatırlattı.Bursa’da meydana gelebilecek büyük bir depremin İstanbul’u da etkileme ihtimaline değinen Özdemir, İstanbul’un da aynı anda depremden etkilenmesi durumunda Bursa’ya dışarıdan yardım ulaşmasının zorlaşabileceğini söyledi.Bu nedenle Nilüfer’de kapsamlı bir deprem lojistik merkezi kurulmasını önerdiklerini belirten Özdemir, yaklaşık 300 dönümlük bir alan üzerinde çalışma yaptıklarını açıkladı.

“Deprem anında ilk 2-3 gün kendi başımıza kalabiliriz”

Özdemir, planlanan lojistik merkezinde arama kurtarma ekipmanlarının, ağır iş makinelerinin ve temel ihtiyaç malzemelerinin hazır bulundurulmasını hedeflediklerini belirtti.Projeyle birlikte şehir merkezinde bulunan sebze ve meyve toptancılar sitesinin de söz konusu alana taşınmasının planlandığını ifade eden Özdemir, bu sayede hem şehir içi trafik yükünün azaltılabileceğini hem de afet sonrasında gıda dağıtımının daha hızlı gerçekleştirilebileceğini söyledi.Yaklaşık 300 dönümlük alanın lojistik merkez için yeterli olduğunu belirten Özdemir, bölgede iş makineleri parkı oluşturulmasını ve makinelerin afet anında hızlı şekilde kullanılabilmesini de planladıklarını aktardı.Söz konusu alanın orman statüsünde bulunması nedeniyle tahsis konusunda sorun yaşandığını belirten Özdemir, konuyu Bursa Valisi, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve AFAD İl Müdürü ile görüştüklerini söyledi.Özdemir, ilgili kurumların prensipte projeye olumlu yaklaştığını ancak yaklaşık 1 yıldır orman alanının statüsünün değiştirilmesi konusunda ilerleme sağlanamadığını ifade ederek, “Burayı hep beraber korumamız ve topluma kazandırmamız lazım” dedi.

Su faturalarında yüzde 103,46 artış iddiası

Şadi Özdemir, konuşmasının son bölümünde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin su tarifelerinde yaptığı indirim üzerinden değerlendirmelerde bulundu.Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği görevine gelinmesinin ardından su faturalarında indirim yapıldığını hatırlatan Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin ödediği su faturalarındaki birim fiyatları karşılaştırdı.Belediyenin 2025 yılında metreküp başına 46 lira 28 kuruş ödediğini, güncel birim fiyatın ise 94 lira 16 kuruşa yükseldiğini belirten Özdemir, bu rakamlar üzerinden yüzde 103,46 oranında artış yaşandığını söyledi.Özdemir, su faturalarındaki indirim açıklamalarına rağmen ilçe belediyelerinin tahsil etmesi gereken katı atık bedellerinin de tartışma konusu olduğunu dile getirdi.Sayıştay denetimlerinde katı atık bedellerinin tahsil edilmesi yönünde bulgular bulunduğunu belirten Özdemir, söz konusu bedellerin su faturaları üzerinden tahsil edilmesi gerektiğini ancak mevcut uygulama nedeniyle bu konuda sorun yaşandığını ifade etti.Su tarifelerindeki değişimin ilçe belediyelerinin gelirlerini de etkilediğini savunan Özdemir, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:“Ben kısaca Nilüfer’e olan yaklaşımları anlatmaya çalıştım. Nilüfer’in kıymetli bir ilçe olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

Gündem - 11:04 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
MKS - Marmara Kimya Sanayi Borusan Liberal

SOSYAL MEDYA HESAPLARI

FOTOĞRAF GALERİSİ