3 Ayda 2 Binden Fazla Can Kaybı

Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC), tarihinin en hızlı ilerleyen ve en ağır sonuçlara yol açan Ebola salgınlarından biriyle mücadele ediyor. Üç ay gibi kısa bir sürede 2 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği salgında vaka sayısı hızla artarken, sağlık ekipleri virüsün yayılımını kontrol altına almakta zorlanıyor.Nadir görülen Bundibugyo suşunun neden olduğu salgın, ülkede kayıtlara geçen 17’nci Ebola krizi olarak öne çıkıyor. Hükümetin açıkladığı son verilere göre, 4 bin 945 vakada 2 bin 325 kişi yaşamını yitirdi. Böylece salgın, 2018-2020 döneminde 3 bin 481 vaka ve 2 bin 299 ölümle sonuçlanan krizi geride bıraktı.
DSÖ’den salgın alarmı
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının olağanüstü bir hızla yayıldığına dikkat çekti. Son 24 saatte 101 yeni vaka ve 33 ölüm kaydedilirken, hastane ve karantina merkezlerinde 730 kişinin tedavisi veya takibi sürüyor. İyileşenlerin sayısının ise 1.000’i aştığı bildirildi.Geçen hafta 579 vaka ve 304 ölümle haftalık bazda rekor kırılması, salgının boyutuna ilişkin endişeleri artırdı. Yetkililer, mevcut tablonun 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da yaklaşık 11 bin kişinin hayatını kaybettiği Ebola salgını kadar ağır bir krize dönüşmesinden endişe ediyor.
Salgının nedeni: Nadir Bundibugyo suşu
Kongo’nun doğusundaki altı eyalete yayılan salgının, Ebola virüsünün nadir türlerinden Bundibugyo suşundan kaynaklandığı belirtiliyor. Bu suşa karşı henüz onaylanmış bir aşı veya tedavi bulunmuyor.Salgının merkez üssü Ituri eyaletinde aşı ve tedavi çalışmalarına yönelik denemeler sürdürülüyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) acil durum koordinatörü Trish Newport, bazı ailelerin 15’e yakın yakınını kaybettiğini belirterek müdahalenin hızla genişletilmesi gerektiğini ifade etti.
İlk vakalar haftalarca fark edilmedi
Salgının ilk bilinen kurbanının Bunia kentinde görev yapan bir sağlık çalışanı olduğu belirtildi. Yüksek ateş, kusma ve şiddetli kanamalar yaşayan sağlık çalışanı 24 Nisan’da hayatını kaybetti.Ancak salgının resmi olarak ilan edilmesi 15 Mayıs’ı buldu. Uzmanlar, virüsün resmi açıklamadan çok daha önce, şubat ayında Mongbwalu’daki madencilik bölgesinde yayılmaya başlamış olabileceğini değerlendiriyor.
Yanlış test kitleri teşhisi geciktirdi
Salgının büyümesinde teşhis sürecindeki sorunların da etkili olduğu bildirildi. DSÖ Bunia Temsilcisi Dr. Anne Ancia, ilk vakalarda yapılan Ebola testlerinin negatif çıktığını açıkladı.Kullanılan test kitlerinin, ülkedeki önceki salgınların büyük bölümünden sorumlu olan Zaire suşunu tespit edebildiği, ancak Bundibugyo suşunu belirleyemediği ifade edildi. Bu nedenle bazı hastaların sıtma veya salmonella enfeksiyonu geçirdiği düşünüldü.Hastalardaki ağır kanamaların devam etmesi üzerine numuneler gelişmiş laboratuvarlara gönderildi ve vakaların Bundibugyo suşundan kaynaklandığı belirlendi.
Salgınla mücadelede güvenlik ve inanç engeli
Sağlık ekipleri yalnızca virüsle değil, salgınla mücadeleyi zorlaştıran sosyal ve güvenlik sorunlarıyla da karşı karşıya. Maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle greve giden sağlık çalışanları, silahlı grupların tehditleri, kötü ulaşım koşulları ve yanlış bilgiler müdahale çalışmalarını sekteye uğratıyor.Ituri ve Kuzey Kivu eyaletlerinde bazı kişilerin Ebola’nın varlığına inanmadığı bildiriliyor. Bu durum, hastaların sağlık kuruluşlarına başvurmasını ve temaslıların takibini güçleştiriyor.
Ebola’dan kurtuldu, tehditlerin hedefi oldu
Bunia’da görev yapan 49 yaşındaki hemşire Etienne Ezo da Ebola’ya yakalanarak hastalığı atlattı. Ancak iyileşmesinin ardından toplumun tepkisiyle karşılaştığını belirten Ezo, sağlık çalışanı olduğu için salgının arkasındaki kişilerden biri olmakla suçlandığını ve tehdit mesajları aldığını anlattı.Ezo, virüsün gerçek olduğunu vurgulayarak toplumdaki inkârın salgınla mücadeleyi daha da zorlaştırdığını söyledi.
Virüs iyileşme sonrası da vücutta kalabiliyor
DSÖ’nün başlattığı 18 aylık Sağ Kalanlar Programı kapsamında Bundibugyo suşundan kurtulan kişilerin sağlık durumları izleniyor.Ebola virüsünün, kişi iyileştikten sonra bazı vücut bölgelerinde aylarca, hatta daha uzun süre kalabildiği biliniyor. Özellikle gözler, merkezi sinir sistemi ve testislerde virüsün kalıcılığı, ilerleyen dönemde hastalığın yeniden ortaya çıkması veya cinsel yolla bulaşması riskini gündeme getiriyor.Salgının hızla büyümesi, teşhiste yaşanan gecikmeler ve sağlık sistemindeki sorunlar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Ebola mücadelesinin önündeki en büyük engeller arasında gösteriliyor.

-
Kuriş Suç Örgütüne İkinci Darbe
-
Kuytul Soruşturmasında FETÖ Bağlantısı
-
Yüksek Gerilim Çalışmasında Helikopter Alarmı
-
Ankara’daki seri cinayetler çözüldü
-
Darıca’da 3 Kardeşin Ölümünde Sır Perdesi
-
Yalova’da Vahşet: “8 Aylık Hamile Eşini Vurdu”

