Ahmet Esen Soruşturmasında Yeni Gelişme: “Eşi Ünzile Esen Tahliye Edildi”
Gazeteabc/ Özel Haber: Adiviye Elbaş
Bursa’da 29 Mayıs 2024 tarihinde evinde hayatını kaybeden Ahmet Esen’in ölümüyle ilgili soruşturma, olayın iki yıl sonra bir televizyon programına taşınmasının ardından yeniden gündeme geldi. Ailenin talebiyle 2026 yılında yeniden açıldığı belirtilen dosyada, Ahmet Esen’in eşi Ünzile Esen hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yeni gelişmeler yaşandı. Yaklaşık 3 aylık cezaevi sürecinin ardından Ünzile Esen, dosyaya giren bilirkişi raporu sonrasında 4 Eylül 2026 tarihinde tahliye edildi. Ünzile Esen ile avukatları Okan Bozkurt ve Ahmet Cabri, GazeteABC Yazı İşleri Müdürü Adiviye Elbaş’a yaptıkları açıklamalarda soruşturma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“İki yıllık süreçte neden beklediler?” sorusuna yanıt
GazeteABC Yazı İşleri Müdürü Adiviye Elbaş’ın, 2024 yılında kapanan bir dosyanın ailenin talebiyle 2026 yılında yeniden açıldığı ve dosyanın tekrar açılmasının nedeninin olayın bir televizyon programına taşınması olarak belirtildiği yönündeki sorusunu yanıtlayan Ünzile Esen, iki yıllık süreçte yaşananlara ilişkin detayları anlattı.
Esen, olayın arkasında para ve tapu meselesi bulunduğunu ileri sürerek, eşinden kendisine geçen ve Ahmet Esen’in babasının üzerinde bulunan tapularla ilgili bir mesele olduğunu söyledi.
Ünzile Esen, ailenin evi satmaya karar vermesinin ardından olayın yönünün değiştiğini iddia ederek, kendisinin hak almaması amacıyla televizyon programına çıkılarak “onu kirletelim” düşüncesiyle hareket edildiğini öne sürdü. Esen, özellikle kendisinin hedef haline getirildiğini ve amacın kendisini lekelenmiş biri gibi göstermek olduğunu savundu.

Ahmet Esen’i banyoda eşi buldu
Ahmet Esen’in kanında yüzde 38 oranında karbonmonoksit tespit edilmesi soruşturmanın önemli başlıklarından biri olurken, Ünzile Esen eşini kendisinin bulduğunu söyledi. Esen, Ahmet Esen’i evin banyosunda bulduğunu belirterek, olayın ardından ilk ambulansı aradığını belirtti.Ünzile Esen’in aktardığına göre ambulansın ardından polis ekipleri olay yerine geldi. Daha sonra olay yeri inceleme ekipleri ve savcılığında eve geldiğini söyledi.
Esen, olayın saatinin tam olarak 11.30 ile 12.00 arasında olduğunu ancak net saat veremeyeceğini ifade etti. Savcının olay yerinde inceleme yaptığını anlatan Esen, daha sonra sağlık ekibinden bir görevlinin geldiğini ve Ahmet Esen’in çenesini çekmek için işlem yaptığını söyledi.
“Ambulans geldiğinde Ahmet yaşıyordu”
Ünzile Esen, olayın en önemli ayrıntılarından birinin Ahmet Esen’in ambulans ekiplerinin eve geldiğinde Ahmet Esen’in hala yaşadığını belirtti. Ünzile Esen, yaklaşık 3-4 dakikalık müdahalenin ardından eşinin hayatını kaybettiğinin kendisine bildirildiğini söyledi.
Ünzile Esen, ambulans ekipleri geldiğinde Ahmet Esen’in hayatta olduğunu ve nabız değerlerini gösteren kâğıdı ekiplere verdiğini belirterek, ancak bu belgenin ekipler tarafından dikkate alınmadığını ileri sürdü.
Esen, “Sanki en baştan ölmüş gibi davrandılar. Oysa Ahmet o sırada yaşıyordu” şeklinde konuştu.
Olay yerinde beş kişinin bulunduğunu söyledi
Ünzile Esen, savcılık ve sağlık ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından kendisine Ahmet Esen’i görmesi için izin verildiğini söyledi. Esen, babasıyla birlikte içeri girdiğini ve kamera kayıtlarında da bu durumun bulunduğunu belirtti. Olay yerinin içerisinde Ahmet Esen’in annesi, babası, kardeşi, Ünzile Esen ve Ünzile Esen’in babası olmak üzere beş kişinin bulunduğunu ifade etti.
“Banyoda şofben yoktu, kombi mutfaktaydı”
Soruşturmanın önemli başlıklarından biri olan karbonmonoksit konusunda da açıklamalarda bulunan Ünzile Esen, evde karbonmonoksit üretebilecek bir şofben ya da soba bulunmadığını söyledi.Esen, evde doğalgaz sistemi bulunduğunu ancak kombinin mutfakta olduğunu belirtti.
Mutfak ile banyonun birbirine çok yakın olduğunu ve aralarında yaklaşık iki adım bulunduğunu anlatan Esen, binanın çok eski olduğunu ve mutfak ile banyonun kapılarında kapı kolu bulunmadığını söyledi.Bu durumun olay yeri inceleme görüntülerinde de görüldüğünü belirten Esen, polis ekiplerinin de bu alanlarda çekim yaptığını ifade etti. Esen ayrıca basında kapı kolu varmış gibi anlatımlar yapıldığını ancak gerçekte kapılarda kapı kolu bulunmadığını söyledi.
“Şekerli yiyeceklerle sağlığını bozduğu” iddiasına tepki
Televizyon programında Ünzile Esen’in, Ahmet Esen’e kasten şekerli yiyecekler yedirerek sağlığını kötü etkilediği yönünde iddialar ortaya atıldı. Bu iddialara tepki gösteren Ünzile Esen, söz konusu iddiaların tamamının asılsız olduğunu savundu. Esen, tam tersine kola, tatlı ve pilav gibi Ahmet Esen’in tüketmemesi gereken yiyecekleri yememesi konusunda kendisini sürekli uyardığını söyledi.Bu konuda kendisinin uyarılarına şahitlik edecek insanların bulunduğunu belirten Esen, söz konusu iddiaların kendisini zan altında bırakmak amacıyla ortaya atıldığını ileri sürdü ve kendisine yöneltilen bu iddianın asılsız olduğunu belirtti.
Mustafa Bey ile gönül ilişkisi iddiasını reddetti
Soruşturma sürecinde gündeme getirilen bir başka iddia ise Ünzile Esen ile Mustafa isimli kişi arasında gönül ilişkisi bulunduğu yönündeydi. Ünzile Esen bu iddiayı da kesin bir dille reddetti. İfadelerinde de bu konuyu dile getirdiğini belirten Esen, Mustafa Bey ile hiçbir zaman gönül ilişkisi yaşamadığını söyledi.
Karbonmonoksit için iş yeri bağlantısına dikkat çekti
Ahmet Esen’in kanında yüzde 38 oranında karbonmonoksit tespit edilmesi soruşturmanın önemli unsurlarından biri olurken, Ünzile Esen karbonmonoksitin kaynağının yalnızca evde aranmasının yeterli olmayacağını savundu. Esen, Ahmet’in portif şoförü olduğunu ve gün boyunca kapalı alanda forklift kullandığını söyledi.Esen’e göre Ahmet Esen, çalışma hayatı boyunca egzoz dumanına sürekli maruz kalıyordu.
Bunun yanı sıra çalıştığı fabrikada ip boyama bölümü bulunduğunu belirten Esen, Ahmet Esen’in ellerindeki boya izlerinin herkes tarafından bilindiğini söyledi.Esen, fabrikanın daha sonra bu durumu reddettiğini ve Ahmet Esen’in yalnızca portif kullandığını söylediğini aktardı. Ancak Esen, Ahmet’in iş arkadaşlarının da boya kullandığı yönünde beyanda bulunduğunu ifade etti.
“Belki de vücudundaki karbonmonoksit iş yeriyle bağlantılıydı”
Ünzile Esen, soruşturmanın yalnızca banyodaki karbonmonoksit ihtimali üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Ahmet Esen’in gün içerisinde 8-10 saat boyunca egzoz dumanına maruz kaldığını belirten Esen, vücudundaki karbonmonoksit oranının iş yerindeki maruziyetle bağlantılı olabileceğini dile getirdi. Esen, bu ihtimalin de araştırılması gerektiğini söyledi.
Otopsi raporunda darp ve şırınga iddiası
Röportajda Ahmet Esen’in otopsi raporuna ilişkin iddialar da gündeme geldi. Otopsi raporunda diyabet dışında darp, şırınga ya da benzeri bir bulgu bulunup bulunmadığı sorulan Ünzile Esen, darp olmadığını söyledi. Didem Arslan’ın programında şırınga bulunduğu yönünde iddiaların dile getirildiğini belirten Esen, bu iddialara ilişkin de açıklama yaptı.Esen, ilk bulgunun kendilerine göre uyuşturucu olarak çıktığını, daha sonra ise karbonmonoksit sonucunun gündeme geldiğini ifade etti. Ancak ilk yapılan tespite hiçbir şekilde ulaşamadıklarını belirten Esen, ne aile olarak kendilerinin ne de iddianame kapsamında ilk raporu görebildiğini söyledi. Esen, iki farklı bulgu olduğunun söylendiğini ancak ilk bulguya erişemediklerini dile getirdi.
Avukat Okan Bozkurt: “Müvekkilimizin hukuki sorumluluğu bulunmuyor”
Ünzile Esen’in avukatları Okan Bozkurt ile Ahmet Cabri soruşturmanın mevcut aşamasına ilişkin: “Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürütmüş olduğu soruşturma kapsamında Müvekkiimiz Ünzile esen 04.09.2026 tarihinde tahliye olmuştur.Soruşturma dosyasına giren , Hts kayıtları, bilirkişi raporu ve otopsi raporu müvekkilin bu eylemde hukuken bir sorumluluğunun olmadığını göstermektedir. Mahkeme kararı kesinleşene kadar kimse suçlu ilan edilemez, Anayasa m. 38/4: “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz. AİHS m. 6/2: Suçla itham edilen herkes, suçluluğu kanunen sabit oluncaya kadar masum sayılır. Bu nedenle, yargılama süreci tamamlanıncaya kadar müvekkilimizin masumiyet karinesine saygı gösterilmesi ve kamuoyunun hukuki süreci peşin hükümle değil, adaletin vereceği nihai kararı esas alarak değerlendirmesi gerekmektedir. Adaletin tecelli edeceğine olan inancımız tamdır.” dedi.
Ünzile Esen soruşturmasında bilirkişi raporu ortaya çıktı
Ahmet Esen’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, dosyanın önemli belgelerinden biri olan bilirkişi raporu ortaya çıktı. Bilirkişi raporunda olayın meydana geliş nedenine ilişkin değerlendirme şu şekilde yer aldı:“Olayın Meydana Geliş Nedeni; yukarıdaki 1 ve 2. maddedeki zincirleme ihmaller neticesinde tahliye edilemeyen Karbonmonoksit (CO) gazının mutfak içerisinde hızla yayılarak banyo yapan maktulün ortamına dolduğu ve adli tıp raporunda belirtilen %38,1 Karboksihemoglobin (COHb) oranıyla kesin ölümcül karbonmonoksit zehirlenmesine (intoksikasyonuna) sebebiyet verdikleri yönündeki teknik görüş ve kanaatini içerir bilirkişi raporum takdirlerinize arz olunur.”Rapordaki bu değerlendirmede, karbonmonoksit gazının mutfaktan banyo ortamına yayıldığı ve ölümün karbonmonoksit zehirlenmesiyle gerçekleştiği yönündeki teknik kanaat ortaya konuldu.
Soruşturma devam ediyor
Ünzile Esen, soruşturma kapsamında yaklaşık 3 aylık cezaevi sürecinin ardından 4 Eylül 2026 tarihinde tahliye edilmişti. Avukatları Okan Bozkurt ve Ahmet Cabri, soruşturma dosyasına giren HTS kayıtları, bilirkişi raporu ve otopsi raporunun Ünzile Esen’in olayda hukuki sorumluluğunun bulunmadığını gösterdiğini ifade etti. Öte yandan soruşturmanın henüz tamamlanmadığı ve hukuki sürecin devam ettiği belirtildi.Bilirkişi raporunda yer alan teknik değerlendirme, soruşturma kapsamında ilgili makamların takdirine sunulurken, nihai hukuki değerlendirme ve kararın soruşturma ve yargılama sürecinin tamamlanmasıyla ortaya çıkması bekleniyor. 
-
Şüpheli Vefat Sonrası Mezar Açılıyor
-
Petrol İhracatına Darbe
-
Akaryakıtta Dev Zam
-
Ahmet Esen Soruşturmasında Yeni Gelişme: “Eşi Ünzile Esen Tahliye Edildi”
-
Yeni Parti’de İsim Krizi Patladı!
-
Pezeşkiyan’dan Hürmüz Şartı

