BUÜ ve BTSO’dan Ar-Ge Merkezleri İnovasyon Zirvesi

| Haber Girişi: 23 Eylül 2026 15:51 | Son Güncelleme: 23 Eylül 2026 15:51 A A

Gazeteabc/ Haber: Adiviye ElbaşBursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iş birliğinde düzenlenen Ar-Ge Merkezleri İnovasyon Zirvesi, Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Zirvede; Ar-Ge, inovasyon, teknoloji geliştirme, araştırma üniversitesi vizyonu ve üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik önemli mesajlar verildi.Kamu, üniversite ve sanayi temsilcilerini bir araya getiren programda konuşmacılar, Bursa’nın üretim gücünün bilimsel bilgiyle birleşmesi halinde katma değeri yüksek bir dönüşüm yakalayabileceğini vurguladı.

Prof. Dr. Esra Karaca: “Bilgi ile üretimin buluşmasına tanıklık ediyoruz”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan BUÜ Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, programın yalnızca bir toplantı olmadığını, akademi ile sanayiyi ortak hedeflerde buluşturan stratejik bir platform niteliği taşıdığını söyledi.Karaca, küresel rekabette üretim kapasitesinin tek başına yeterli olmadığını belirterek, teknoloji geliştirme, inovasyon yetkinliği ve nitelikli insan kaynağının belirleyici hale geldiğini ifade etti.Bursa Uludağ Üniversitesi’nin laboratuvarları, araştırma merkezleri ve akademik uzmanlığıyla sanayinin çözüm ortağı olmayı hedeflediğini dile getiren Karaca, zirvenin temel amacının üniversitenin araştırma kapasitesini sanayiyle buluşturmak ve yeni ortak projelerin önünü açmak olduğunu kaydetti.

BTSO: “137 Ar-Ge merkeziyle dönüşümün merkezindeyiz”

BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Erol Kılıç, şehirlerin rekabet gücünün artık üretimden çok bilginin teknolojiye ve ticari değere dönüştürülme hızıyla ölçüldüğünü söyledi.Bursa’da yaklaşık 137 Ar-Ge merkezi ve onlarca tasarım merkezinin faaliyet gösterdiğini belirten Kılıç, asıl hedefin merkez sayısını artırmak değil, bu yapıların ortaya koyduğu katma değeri büyütmek olduğunu vurguladı.Kılıç, BUTEKOM bünyesinde tekstilden kompozit malzemelere, otomotivden raylı sistemlere ve uzay-havacılığa kadar birçok alanda güçlü araştırma altyapısının hizmet verdiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:“Bursa bundan sonra başarı hikâyesini ihracatın hamallığıyla değil, teknolojiyle bezenmiş, bilgiyi ürüne dönüştüren yüksek katma değerli üretim modeliyle yazmalıdır.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: “Hedef sadece sayı değil, ticarileşme”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bursa İl Müdürü Aydın Bakoğlu, Bakanlığın 2030 Strateji Belgesi’nde Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarının milli gelir içindeki payını yüzde 2,2’ye çıkarma hedefi bulunduğunu açıkladı.Mevcut oranın yüzde 1,49 seviyesinde olduğunu hatırlatan Bakoğlu, OECD ülkelerinde bu oranın yüzde 3 ila 5 arasında değiştiğine dikkat çekti.Bursa’da bugün itibarıyla 137 Ar-Ge merkezi ve 25 tasarım merkezi olmak üzere toplam 162 merkezin bulunduğunu belirten Bakoğlu, temel önceliğin merkezlerin inovasyon kabiliyetini ve projelerin ticarileşmesini artırmak olduğunu söyledi.Bakoğlu, Ar-Ge merkezlerine artık genel değil, kurumların faaliyet alanına özel hedef odaklı görevler verildiğini ifade ederek, Bakanlık olarak tüm merkezlerle sahada birebir temas halinde olduklarını dile getirdi.

Rektör Ferudun Yılmaz: “Sanayi Devrimi kadar büyük bir dönüşüm yaşıyoruz”

BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, konuşmasında Sanayi Devrimi’nden dijital dönüşüme uzanan tarihsel süreci değerlendirerek, dünyanın yeni bir teknolojik kırılma dönemine girdiğini söyledi.Yaklaşık 250 yıl önce üretim organizasyonunun şehirleri ve toplumsal yapıyı değiştirdiğini hatırlatan Yılmaz, bugün ise dijital teknolojilerin üretim süreçlerini ve kurumları yeniden şekillendirdiğini ifade etti.Üniversitelerin artık yalnızca eğitim veren kurumlar olmadığını vurgulayan Yılmaz, nitelikli insan kaynağı üretiminin ekonomik kalkınmanın temel unsuru haline geldiğini belirtti.

Araştırma üniversitesi vurgusu

BUÜ’nün araştırma üniversitesi hedefini güçlü şekilde benimsediğini söyleyen Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, ulusal sıralamalarda bu yıl bir basamak yükseldiklerini ve yükselişin devam edeceğine inandıklarını kaydetti.Uluslararası üniversite sistemlerinde öğretim üyelerinin proje üretme kapasitesinin giderek daha fazla önem kazandığını belirten Yılmaz, özellikle İngiltere’de araştırma üniversitelerinin akademisyen emeğini proje odaklı yeniden yapılandırmaya başladığını anlattı.Yılmaz, bilimsel makalenin yanı sıra patent, ürün geliştirme ve ticarileşme süreçlerinin de artık üniversitelerin temel performans göstergeleri arasında yer aldığını ifade etti.

“Üniversite-sanayi iş birliği ezberlerin ötesine geçti”

Üniversite-sanayi iş birliğinin yetersiz olduğu yönündeki eleştirilerin büyük ölçüde ezbere dayandığını dile getiren Yılmaz, Bursa’daki büyük sanayi kuruluşlarında görev yapan mühendislerin önemli bölümünün BUÜ mezunu olduğunu söyledi.Üniversitenin Ar-Ge merkezleriyle mevcut ilişkisini daha ileri taşımayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, bundan sonraki sürecin yalnızca tanışma toplantılarıyla değil, doğrudan proje bazlı iş birlikleriyle ilerleyeceğini vurguladı.

Laboratuvar altyapısı ve temiz oda yatırımı

Rektör Yılmaz, üniversitenin laboratuvar altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalar hakkında da bilgi verdi.Dağınık durumdaki cihaz parkının dijital bir yazılım aracılığıyla ortak bir ağ üzerinde toplandığını belirten Yılmaz, araştırmacılar ile sanayi kuruluşlarının test hizmetlerine daha kolay erişebildiğini söyledi.Ayrıca TUAM bünyesinde Arif Ağaoğlu Binası’nda kurulacak temiz oda yatırımı için finansman sürecinin başladığını açıklayan Yılmaz, orta vadeli hedeflerinin laboratuvarları akredite ederek ulusal ve uluslararası test hizmeti verebilen güçlü bir araştırma altyapısı oluşturmak olduğunu ifade etti. 

Gündem - 15:51 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
MKS - Marmara Kimya Sanayi Borusan Liberal

SOSYAL MEDYA HESAPLARI

FOTOĞRAF GALERİSİ