Nilüfer’de afet risklerini azaltmak için çalıştay düzenlendi

| Haber Girişi: 15 Ekim 2026 12:22 | Son Güncelleme: 15 Ekim 2026 12:22 A A

GazeteAbc/ Haber: Adiviye ElbaşBursa’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla düzenlenen İRAP Çalıştayı, Nilüfer’de kamu kurumları, yerel yönetimler, akademisyenler ve ilgili paydaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayda, afet öncesinde alınması gereken önlemler, risklerin azaltılması, kentsel dönüşüm ve afet sonrasında müdahale kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar masaya yatırıldı.AFAD Başkanı Mehmet Buldan, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun’un değerlendirmelerde bulunduğu çalıştayda, afet yönetiminde önleyici tedbirlerin önemine dikkat çekildi.

AFAD Başkanı Buldan: İRAP, bütün kurumların sorumluluklarını ortaya koyuyor

AFAD Başkanı Mehmet Buldan, afet risklerinin azaltılmasının toplumun ve dünyanın ortak kaygılarından biri olduğunu belirterek, afetler meydana gelmeden önce alınabilecek önlemlerin ve uygulanması gereken eylemlerin bilimsel veriler doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini söyledi.Nilüfer özelinde gerçekleştirilen çalıştayın akademisyenlerin moderatörlüğünde, AFAD ekiplerinin raportörlüğünde ve yerel yönetimlerle kamu kurumlarının teknik personelinin katılımıyla yürütüldüğünü ifade eden Buldan, bütünleşik afet yönetimi sisteminin Türkiye’de farklı aşamalarıyla uygulandığını kaydetti.İl Afet Risk Azaltma Planı’nın (İRAP) afet öncesi hazırlıkların temel unsurlarından biri olduğunu belirten Buldan, Türkiye genelinde 2020 yılında başlatılan çalışmalar sonucunda 2021-2026 dönemini kapsayan planların oluşturulduğunu hatırlattı.Planların sabit belgeler olmadığını, gelişmelere ve ihtiyaçlara göre güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Buldan, mevcut İRAP çalışmalarının güncel koşullar doğrultusunda yeniden ele alındığını belirtti.Buldan, risk azaltma çalışmalarında yalnızca yapılacak işlerin belirlenmesinin yeterli olmadığını ifade ederek, her kurumun sorumluluğunun, bütçesinin, görev takviminin ve başarı göstergelerinin açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.

2027-2031 dönemi için yeni yol haritası hazırlanacak

Bursa’da yürütülen çalışmalarda ilçe ölçeğinde yeni bir yöntem benimsendiğini aktaran Buldan, ilk olarak Yıldırım’da başlatılan çalışmaların Nilüfer ile sürdürüldüğünü belirtti. Bursa Belediyeler Birliği, üniversiteler, belediyeler ve Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla gerçekleştirilen çalıştayların, afet risklerinin yerel ölçekte daha ayrıntılı değerlendirilmesini amaçladığını kaydetti.Çalıştay kapsamında Nilüfer’in özellikle kentsel sel ve taşkın riskleri, depremselliği ve bu risklere karşı alınması gereken önlemleri akademisyenler tarafından değerlendirilecek. Ardından Nilüfer Belediyesinin bugüne kadar gerçekleştirdiği afet risk azaltma çalışmaları ele alınacak.Gün boyunca yapılacak değerlendirmeler sonucunda hazırlanacak raporların genel İRAP planına aktarılacağını belirten Buldan, 2027-2031 dönemini kapsayacak yeni planın bu çalışmalar doğrultusunda şekillendirileceğini ifade etti.Yeni yol haritasıyla Bursa’daki kamu kurumları ve yerel yönetimlerin önümüzdeki beş yıl boyunca gerçekleştirmesi gereken çalışmaların belirlenmesi hedefleniyor.

Afet yönetiminde risk azaltma, müdahale ve iyileştirme aşamaları

Bütünleşik afet yönetiminin yalnızca afet öncesi hazırlıklardan ibaret olmadığını belirten Buldan, müdahale ve iyileştirme çalışmalarının da sistemin önemli parçalarını oluşturduğunu söyledi.Buldan, afet öncesinde risklerin azaltılmasına yönelik İRAP çalışmalarının yanı sıra afet sırasında kurumların koordineli biçimde hareket etmesini sağlayan müdahale planlarının ve afet sonrasındaki iyileştirme süreçlerinin de önem taşıdığını vurguladı.Bursa’da Vali Erol Ayyıldız ve Vali Yardımcısı Salih Altun’un koordinasyonunda afet risklerini azaltmaya, toplumda bilinç ve farkındalık oluşturmaya yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Buldan, çalıştayın Nilüfer’in afetlere karşı daha dirençli hale gelmesine katkı sağlamasını temenni etti.

“Nilüfer, Bursa’nın geleceği açısından kritik öneme sahip”

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa’nın afet riskleri bakımından kendi sorunlarına odaklanması ve hazırlık kapasitesini artırması gerektiğini ifade etti.Bursa’da meydana gelebilecek büyük bir depremin İstanbul’daki olası deprem gündemi nedeniyle yeterince görünür olmayabileceğine dikkat çeken Özdemir, İstanbul’un da kendi sorunlarıyla mücadele ettiği düşünüldüğünde Bursa’nın afetlere karşı hazırlık konusunda kendi kapasitesini geliştirmesinin önem taşıdığını söyledi.Nilüfer’in toprak yapısı ve hızla artan nüfusu nedeniyle önemli risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Özdemir, ilçenin sanayi, spor, kültür ve tarım alanlarında yoğunlaşan yapısına işaret etti.Bursa’nın hızlı nüfus artışına dikkat çeken Özdemir, Nilüfer’in yalnızca bir ilçeden ibaret olmadığını, Bursa’nın genel geleceği açısından önemli bir konumda bulunduğunu dile getirdi.Afetlere dirençli bir kent oluşturmak için hem yerel yönetimlerin hem de merkezi yönetimin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini kaydeden Özdemir, deprem simülasyon merkezi ve farkındalık çalışmalarıyla bilinçlendirme faaliyetleri yürüttüklerini ancak bu çalışmaların tek başına yeterli olmadığını ifade etti.

Nilüfer’de 26 ayrı noktada kentsel dönüşüm ihtiyacı bulunuyor

Kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirten Şadi Özdemir, Valilik tarafından yürütülen çalışmalar ve yapılan değerlendirmeler doğrultusunda Nilüfer’de yaklaşık 1056 hektarlık alanın kentsel dönüşüm ihtiyacı bulunduğunun tespit edildiğini açıkladı.İlçede 26 ayrı noktada kentsel dönüşüm ihtiyacı olduğunu belirten Özdemir, mevcut dönüşüm uygulamalarının bazı bölgelerde yalnızca binaların yenilenmesiyle sınırlı kaldığını, yaşam kalitesini artıran ve kenti bütüncül biçimde ele alan bir yaklaşımın gerekli olduğunu söyledi.Bu nedenle yeni bir kentsel dönüşüm modeli üzerinde çalıştıklarını dile getiren Özdemir, belediyenin hak sahipleri ile yükleniciler arasında merkezi bir sorumluluk üstlenmesini amaçladıklarını ifade etti.Özdemir, önerdikleri modelde hak sahiplerinin ve yüklenicilerin doğrudan karşı karşıya gelmesi yerine belediyenin sürecin merkezinde yer almasını istediklerini belirterek, dönüşüm projelerinin planlı ve denetlenebilir biçimde ilerlemesinin önemine dikkat çekti.Mevcut uygulamalarda binaların yıkılmasının ardından yeniden inşa sürecinin yıllarca uzayabildiğini, vatandaşların evlerinin ne zaman tamamlanacağı konusunda belirsizlik yaşayabildiğini kaydeden Özdemir, yeni modelle mağduriyetlerin önüne geçmeyi hedeflediklerini söyledi.

Nilüfer’e deprem lojistik merkezi kurulması hedefleniyor

Afet sonrasında yaşanan en önemli sorunlardan birinin ihtiyaç duyulan ekipmanlara ve temel malzemelere zamanında ulaşamamak olduğunu belirten Özdemir, depremden sonraki ilk saat ve günlerde müdahale kapasitesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.Afet bölgesinde enkaz altında kalan kişilere ulaşmak için gerekli ekipmanların zamanında temin edilememesinin ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Özdemir, bu nedenle Nilüfer’de kapsamlı bir deprem lojistik merkezi oluşturulmasını gündeme aldıklarını söyledi.Projeyle iş makinelerinin, gıda malzemelerinin ve arama-kurtarma ekipmanlarının aynı noktada toplanması ve ihtiyaç duyulan bölgelere hızlı biçimde ulaştırılması amaçlanıyor.Özdemir, Gıda Toptancılar Sitesi’nin şehir dışına taşınması ve bu bölgede lojistik altyapının oluşturulması yönünde değerlendirmeler yaptıklarını belirtti. AFAD Müdürlüğünün önerisiyle iş makineleri parkının da aynı alanda konumlandırılması fikrinin gündeme geldiğini aktardı.

Lojistik merkez için uygun alan arayışı sürüyor

Deprem lojistik merkezi için geniş bir alana ihtiyaç duyulduğunu belirten Özdemir, değerlendirdikleri arazinin orman vasfında olması nedeniyle tahsis konusunda sorun yaşandığını ifade etti.Otoyol çevresinde belediyeye veya Hazineye ait yeterli büyüklükte başka bir alan bulmanın güç olduğunu dile getiren Özdemir, söz konusu alanın tahsis imkanlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Özdemir, alanın mevcut mevzuat çerçevesinde kullanıma açılabilmesi için gerekli seçeneklerin incelenmesini istediklerini belirterek, lojistik merkezin afet sonrasında kentin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Mahallelerde deprem parkları oluşturulacak

Nilüfer’de afetlere hazırlık kapsamında mahalle ölçeğinde de yeni çalışmalar yürütülecek. Şadi Özdemir, mahallelerde deprem parkları oluşturulmasına yönelik projelerin hazırlandığını ve önümüzdeki günlerde bir veya iki örnek uygulamanın hayata geçirilmesinin planlandığını açıkladı.Bu alanlarda elektrik, tuvalet, su ve temel gıda ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olacak altyapıların oluşturulması hedefleniyor.İlçede çeşitli mahallelerde 28 konteyner bulunduğunu belirten Özdemir, mevcut imkanların afet anındaki ihtiyaçları karşılamak için tek başına yeterli olmayabileceğini ifade etti.Doğru planlama, güvenli yapılaşma ve hızlı müdahale kapasitesinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Özdemir, deprem lojistik merkezinin de bu hazırlıkların önemli bir parçası olacağını söyledi.Özdemir, çalıştayın Nilüfer’in afetlere karşı daha dirençli hale gelmesine katkı sağlamasını diledi.

“Afet olmadan önce önlem almak istiyoruz”

Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ise afet yönetiminde temel yaklaşımın afet sonrasındaki müdahaleden önce, riskleri azaltmaya ve can kayıplarını önlemeye odaklanmak olması gerektiğini söyledi.İRAP’ın temel amacının afetler yaşanmadan önce gerekli önlemleri almak olduğunu belirten Altun, toplumda deprem sonrasında ne yapılacağına ilişkin kaygıların yanı sıra depremden önce hangi tedbirlerin alınması gerektiğine dair bilincin de güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.Altun, afet risklerini azaltmanın yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla yürütülmesi gereken bir süreç olduğunu vurguladı.Kentsel dönüşümün bu sürecin en önemli ayaklarından biri olduğunu kaydeden Altun, yerel yönetimlerin de güvenli şehirler oluşturulması konusunda önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtti.

Kentsel dönüşümde toplumsal bilinç vurgusu

Kentsel dönüşüm çalışmalarında karşılaşılan sorunlara değinen Altun, konutun yalnızca bir yaşam alanı olarak değil, aynı zamanda yatırım aracı olarak görülmesinin dönüşüm süreçlerini zorlaştırabildiğini ifade etti.Daha güvenli ve dirençli kentler oluşturmak için vatandaşların bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Altun, devlet tarafından yürütülen yasal düzenlemeler ve teşviklerin yanı sıra yerel yönetimlerin de sürece katkı sağlamasının önemini vurguladı.Altun, afetlere karşı hazırlığın toplumsal bir seferberlik anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini belirterek, vatandaşların güvenli kentlerde yaşamanın önemini kavraması ve risk azaltma çalışmalarına destek vermesi gerektiğini söyledi.6 Şubat depremlerinin ardından ortaya çıkan dayanışma ruhuna da değinen Altun, afet sonrasında gösterilen birlik ve beraberliğin afetler meydana gelmeden önce alınacak önlemlerle de desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Afet riskleri arasında siber saldırılar da yer alıyor

Afet denildiğinde ilk olarak depremin akla geldiğini ancak risklerin yalnızca doğal afetlerle sınırlı olmadığını belirten Salih Altun, dijitalleşmeyle birlikte elektronik altyapılara yönelik tehditlerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.Yapay zekâ ve dijital sistemlerin hızla geliştiği günümüzde siber saldırılar sonucunda verilerin silinmesi veya kritik sistemlerin devre dışı kalmasının ciddi sorunlara yol açabileceğini ifade eden Altun, risk azaltma planlarında bu tür ihtimallerin de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.Bu noktada üniversitelerin ve akademisyenlerin önemli görevler üstlendiğini belirten Altun, bilimsel çalışmaların bürokratik süreçlere ve mevzuata yansımasının, risklerin daha kapsamlı biçimde ele alınmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.

Bursa’da afet gönüllüsü ekiplerin sayısı artıyor

Afetlere hazırlık çalışmalarında gönüllü ekiplerin önemine de değinen Altun, Bursa’da son iki buçuk yılda sayısı 40’ı aşan gönüllü arama-kurtarma ve afet çalışma ekibinin faaliyet gösterdiğini belirtti.AFAD İl Müdürlüğü, üniversiteler, kamu kurumları ve gönüllü ekiplerin katkılarıyla yürütülen çalışmaların afetlere karşı hazırlık kapasitesini güçlendirdiğini ifade eden Altun, Bursa’da ilçe ilçe gerçekleştirilen risk azaltma toplantılarının önemine dikkat çekti.Afetlerin yalnızca yıkım ve acıyla anılmaması gerektiğini belirten Altun, temel hedefin afetlere karşı dayanıklı kentler oluşturmak olduğunu söyledi.Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ın liderliğinde yürütülen çalışmalara dikkat çeken Altun, Nilüfer’de gerçekleştirilen çalıştayın da ilçenin afetlere karşı direncini artıracak adımlara katkı sağlamasını temenni etti.

Çalıştay sonuçları afet risk azaltma planına aktarılacak

Nilüfer’de gerçekleştirilen İRAP Çalıştayı’nda akademisyenlerin bilimsel değerlendirmeleri, belediyenin mevcut çalışmaları ve kamu kurumlarının teknik katkıları doğrultusunda ilçenin öncelikli afet risklerinin belirlenmesi amaçlandı.Çalıştaydan elde edilecek sonuçların raporlanarak 2027-2031 dönemini kapsayan İl Afet Risk Azaltma Planı’na aktarılması planlanıyor. Böylece Bursa genelinde afet risklerinin azaltılması, kentsel dönüşümün güçlendirilmesi, müdahale kapasitesinin artırılması ve yerel ölçekte hazırlık çalışmalarının geliştirilmesi için kurumların görev ve sorumluluklarını içeren yeni bir yol haritasının oluşturulması hedefleniyor.

Gündem - 12:22 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
MKS - Marmara Kimya Sanayi Borusan Liberal

SOSYAL MEDYA HESAPLARI

FOTOĞRAF GALERİSİ